windows media player da muzik dinlenmektedir * ve muzikler msnde kisisel ileti bolumunde orhun anıtlari gibi durmaktadir,bu arada luzumsuz arkadaslarimizdan biri 1 video gonderir ** bu arada media player fasilitesi acik unutulmustur * bolece guzel guzel film izlenirken listenizdeki kisiler sizin o an neler yaptiginiz hakkinda derin bilgiye sahip olmustur.
bi arkadas anlatmisti. gece komsularinin kizi karsi evin balkonunda otururken, bu da cam kenarina kadar suzulup, perdeyi hafif aralayip baslamis masturbasyona.** buraya kadar mesele yok tabii. taa ki bir kac hafta sonra gece eve donerken, annesinin perde arasindan sokaga bakan golgesini gorunceye kadar.
fi tarihinde yasin 6-7 arasi oldugu bir donemde, tek kanal trt'nin pazar film kusaginda yayinladigi, ilgi alanimi kapsayan dunya disi varliklar ile ilgili filmi anneme ait olan dikis makinasinin koltugunda izlerken, makinanin alt tarafindaki pedala basmak ve makinanin ignesini bas parmagima boylu boyuna gecirmek ve bu olayin filmin bittiginde kalkmaya calisip kalkamadigimin nedeni oldugunu anlamak, o ana kadar o aciyi nasil hissetmedigimi dusunup bugun ates ustunde yuruyen hintlileri gayet normal bir surat ifadesi ile izlememe sebep olan olay.
sıkıntıdan patlarken bir pense ve bir çivi bulup çiviyi pensenin kesen kısmına yerleştirmek, sonra da penseyi sıkmaya başlamak.. biraz sonrasında artık taakati kalmamış çivinin ortadan ikiye bölünmesi ve parçaların sağ ve sol gözümün dibinden * geçip, neredeyse kendimi kör etmemin resmi olması.. (bkz: ucuz kurtulmak)
efenim önce gidilir, cd ci abiden *büyük hazine isimli vcd film alınır. ardından cd bilgisayara takılır, perde çekilir,ışıklar kapatılır ve play tuşuna basılır. film oynamaya başlar başlamaz elemanlar bi arabanın içindedir ve nicolas cage de bunlardan biridir. içten "oh ne güzel fragman yok direkt olaya giriyo helal olsun adamlara" denir. neyse ilk cd dolu dolu izlenirken bir anda yönetmenin adının ekrana gelmesi şahsımı biraz kuşkulandırır. akabinde ikinci cd takılır ve "uyarı bu vcd bla bla amacıyla üretilmiştir" yazısı gelir ve şahsımın, şahsıma ettiği sağlam küfürlerle olay son bulur.
buzdolabından peyniri alıp, yerine cep telefonumu koymam. tost yapımı bitince cebi alıp peyniri yerine koymak, akabinde de çekmeceden çatal alıp yerine yine cep telefonunu koymak. bi kaç saat sonra telefon çalınca arayıp arayıp bulmak ve hatırlayıp gülmek.
sınavın ortasında tüm sınıf sessizliğe gömülmüşken hocayı çağırmak amacıyla yanlışlıkla hocaya "baba" diye bağırarak hitap etmek..
oldukça susanılan bir anda masanın üzerinde bulunan su şişesini ağza götürüp ağız kapalı suyu içmeye çalışmak..
kirli kıyafetlerini çamaşır makinesine atacağına çöpe atmak sonra bunu farkedip kahkahalarla gülsem mi ağlasam mı kıyafetlerini karpuz kabuklarından, pet şişelerden, yemek artıklarından ayırırken bu dalgınlığı daha önce de defalarca yaptığını hatırlayıp ilk defa yapıyormuş gibi kahkaha atmaya devam etmek....
sınıfta arkadaşlarınla hoca dedikodusu yaparken, hocaya küfürler yağdırırken sözkonusu hocanın sınıfa girdiğini görüp de o kahrolası çeneni kapatmamak..
yemeğini bitirdikten sonra parayı ödemeyi unutup babanın evindeymişsin gibi cafeden elini kolunu sallayarak çıkmak?
armadaya gitmek üzere otobüse bindiğini unutup armadaya gelince dolmuştaymış edasıyla koskoca otobüste armada'da inecek var, müsait bir yerde durur musunuz ? diye şoföre bağırmak..
(bkz: tutmayın atlayacağım)