sözlüğümüze hoş gelmiş, bir gelmiş pir gelmiş yazardır. yapacağı tespitlerle yiyeceği ayarları şimdiden görür gibiyim. ayrıca nicki akşam akşam yarılmaya vesile olmuştur umarım o rus bu rus değildir. *
çılgın bir genç olmalı. okuduğum ilk ve tek başlığıyla bende olan ilk izlenimini kötü bırakan insan. ama umarım o sözlük aykırılarından biri değildir. dikkatle takip edeceğimdir.
sözlüklerin olmazsa olmazlarındandır bu tip arkadaşlar. artık bizim de var. sözlük camiasına hayırlı olsun. çılgın tespitlere hazır olun. ayar vermeyin kendi haline bırakın. çünkü yetişemezsiniz.
cok sevdim kendisini. tekduze yazarlardan farkli gibi. eminim elestirelecek bir muddet ve yersiz dusuncelerini entrylere yansitmasi gibi daha once bir kac kez yasadigimiz enteresan sebepler one surulerek belki de ucurulacak. cok yanlis cok. sen nasil gorusunu yansitiyorsan ve ozgurluk diyorsan, karsindaki de yansitabilmeli ki guzel olsun. yoksa olmaz. hos geldin tekrar.
büyük ihtimal bir üniversiteden atilan , veyahutta sebebini bilmediğimiz bir nedenle üniversitelere garezi olan 7.nesil yazar. yanlis tespitlerle bir anda tüm tepkileri üzerine çekmiş , eleştirilmiştir.biz eleştirmeyede , eleştirilmeyede açık insanlar olduğumuz için kendisine karşı kötü duygular beslemedik.
#662319 numaralı entry'siyle, net sözlük yönetiminin skinin keyfine hareket ettiğini ima etmiştir. kendisi anamakine geçiş sürecinde özür dilenmediğini, bilgi verilmediğini sağlam bir jargonla yazmıştır. artı verdim evet.
lakin bilmesi gereken bir nokta var, toplu mail, mesaj gibi zamazingoları seven birisi olarak söylüyorum, gerekli duyuruları yaptık. mail yoluyla ve facebook'dan yaptık hem de.
e sen akilli@ol.com diye mail adresi girersen, gruplara da üye olmazsan yaptığımız bilgilendirmeleri nereden bileceksin o rus bu cocuk ?
bazı yazarlardan acayip derecede ayar yiyen yazardır, zavallıdır kendisi acınasıdır filan fişman ama o baktığınız düz mantığı biraz değiştirmeniz gerek şöyle açıklayayım;
napolyon ne demiş; "insanlar kendisinde olmayan şeyler için savaşırlar..."
askerlerimiz vatanımız için savaşıyorlar, şerefimiz şanımız için savaşıyorlar, bizim vatanımız yok mu, türk askerinin vatanı yok mu şerefi yok mu? bunun için mi savaşıyor türk askeri?
buyrun size baktığınız o dar pencereden dar bir bakış açısı. bazı sözler vardır o olayla sınırlıdır, bu söz bazı rivayetlere göre napolyon ile avusturya kralı arasında yaşanmış, bazı rivayetlere görede napolyon ile rus çarı arasında yaşanmıştır.
avusturya kralı: siz para icin savasiyorsunuz, biz ise onurumuz için, şerefimiz için savaşıyoruz.
napolyon: doğrudur herkes sahip olmadigi sey icin savasir.
kendince ayar verme hevesinde olan yazarlara diyorum ki dışardan bakıldığında çok dolu gibi gözüken boş sözlerle bana ayar vermeye çalışmayın ve benim şahsıma hakarette bulunmayın, düşüncelerime ayar verin, düşüncelerime karşı koyun. ya da ne haliniz varsa görün...
gece gece beni güldüren ve eğlendiren yazar.
zira bu yazar, sol frame'de saçma başlıklar açılmasından, sözlüğün ciddi bir yer olması gerektiğinden bahsetmektedir. ancak, bu yazarın açtığı başlıklara bakıyoruz:sol frame'in ırzına geçmeyi eğlence sanan eblehler gibi, başlığı oluşturan kelimeler dahi tek tek incelendiğinde sol frame'e hiç yakışmayan kelimeler olduğu rahatça görülebilecek** düzeydedir.bir de , zirvelerin gereksizliğinden dem vurmuş.biz tiyatro çalışmalarında, doğaçlama denen bir aktiviteyi yaparız . bazen çok saçma gelebilen ama yaratıcı ve eğlenceli küçük oyunlar çıkar ortaya.bunun sonucunda çalışmalara döndüğümüzde, herkesin daha enerjik olduğu ve yeniliklere açık hale geldiğini görürüz ve çalışmalarımız daha verimi geçer.bilmem söylediklerimi anlayabildi mi kendisi ama ben yine de açıklayayım; kısaca, bu aktiviteler insanın ufkunu açar, at gözlüğü denen o kavramdan az da olsa kurtulmamıza ve çevremizdeki tel örgüleri yırtmamıza yarar.
bu kadar uzun entry girmem beni de şaşırttı, ne gereği varsa..
artık katlanılmaz bir komedi halini alan entrylerine sadece lol vermekteyim... böyle devam ederse daha çok "lo lol lo" yaparım ben bu rus cocuğuna... *
"...bulamadıktan sonra hayata küstüm. kendime acil bir uğraş bulmalıydım. aradım taradım, tararken bir dağa çıksam keleş bulur muyum diye düşündüm. oldukça zor geldi zaten ipim halatımda yoktu yanımda ya kayalara tırmanırken düşseydim. cesaret edemedim. ayrıca ipim olsaydı kendime geçirip asmazmıydım zannediyorsunuz darağacına. o anda kafam önde, önüme gelene bin tekme edalarıyla yürürken. iki tane velet takıldı gözüme velet dediysemde o kadar küçük değil hani bahsettiğim üniversite kaşarları varya öylelerinden... neyse internet kafeye girdiler. koştum arkalarından bende girdim. hemen yan masaya oturdum. sağ tuşa tıkladım ve oturum açma isteği gönderdim. sonra bir baktım benden önce oturan firefox'u açık unutmuş, karşımda bir site, dikkatimi çekti inceliyim dedim belki uğraş bulurum..."
yazarın notu: firefox'ta açık unutulan site acaba hangi siteydi?
mause'u tut , sağa doğru çek, eksi butonuna tıkla...kendi nickiyle , kendine hakaret eden bir yazar için oy vermek bir hayli zahmetli bir iş gibi gözüktü gözüme. **