turk toplumunun lider ve ornek siyasetcisi. yuzlerce milletvekili bir tek yasayi yururluge koymak icin aylarca caba sarfederken kendisi tum ulkeyi mevcut dusmanlardan temizleyip ulkenin yonetilis seklini degistirmistir.
100 yilda degil 1000 yilda degil dunya tarihinde sadece 1defa dunya'ya gelen ve bir daha gelme ihtimali olmayan ulu onder mustafa kemal'in bir diger adi.
egitim surecinde insanlara basma kalip sekilde anlatilarak harcanan, kendini asi zanneden zatlarin sevmiyorum lan! o da kimmis? dedigi, * ama sen merak etme atam biz senin yolundan gidiyoruz diye haykirmak istedigim insan-i muhterem
eger o olmasaydi simdi bu ulkenin hali cok aci olurdu. ama yine de ataturk mutevazi davranmis ve ''ben olmasaydim elbet bir mustafa kemal cikardi'' demistir, bu da onun ne kadar mutevazi bir insan oldugunu gostermektedir.... saygiyla aniyoruz, sana kufreden kopekler utansin atam!
1924 yılının ilkbaharıydı. erzurum ve pasinler'de depremde birçok köyün evleri yıkılmıştı. zarar gören halkla görüşmek için pasinler'e gelen atatürk, halkın içinden ihtiyar bir köylüyü çağırdı:
- depremden çok zarar gördün mü, baba? diye sordu. atatürk ihtiyarın şüphesini görünce, tekrar sordu:
- hükümet sana kaç lira verse, zararını karşılayabilirsin? ihtiyar, kürt şivesiyle:
- valle padişah bilir! dedi
atatürk gülümsedi. yumuşak bir sesle:
- baba, padişah yok; onları siz kaldırmadınız mı? söyle bakalım zararın ne?
ihtiyar tekrar etti:
- padişah bilir!...
bu cevap karşısında kaşları çatılan atatürk, kaymakam'a döndü:
- siz daha devrimi yaymamışsınız! dedi
bu sırada görevini başarmış insanlara özgü bir ağırbaşlılıkla ortaya atılan tahrirat katibi:
- köylere genelge yolladık paşam, dedi. atatürk'ün fırtınalı yüzü, daha çok karıştı:
- oğlum, dedi, genelgeyle devrim olamaz!..."