niluferin soyledigi bir sarki ;
muhurlenmis gozlerime insafsiz uzaklar
gel gor cikmaz yollarina saplanmisim
ben sana muhtacim
dort yanimda ucurumlar
perisanim
sana muhtacim
dort yanimda ucurumlar
perisanim
dort yanimda ucurumlar
paramparca bir hayat
iildirtan yalnizliklar
ve melankoli
senle topla beni
iarp uzaklarla
ekle sensizligi
bol saatlere
ne kaldi ne kaldi
dort yanimda ucurumlar
paramparca bir hayat
iildirtan yalnizliklar
ve melankoli
beni en guzel gunumde
sebepsiz bir keder alir
butun omrum beynimde
aci bir tortusu kalir
anlayamam kederimi
bir ates yakar tenimi
icim dar bulur yerini
gonlum daglarda dolanir
ne bir dost ne bir sevgili
dunyadan uzak bir deli
beni sarar melankoli
ne kis ne yazi isterim
ne bir dost yuzu isterim
hafif bir sizi isterim
agrilar sancilar gelir
yanima duser kollarim
gorunmez olur yollarim
hem sevgini hem elleri
onume olum serilir
ne bir dost ne bir sevgili
dunyadan uzak bir deli
beni sarar melankoli
herkese göre olgun olma,herkesten çok "gerçek" lerin fark?nda olma ve bunu yaparken (en az?ndan bana göre) kendini hayat?n yanl?? yarat?lm?? ?eylerinden soyutlad???n durumdur.
müzi?in içinde kaybolursun ve yan?nda bir kaç ki?inin olmas? yeterlidir.
gün gelir hiç bir şey sana zevk vermez.bu öyle oluşur ki nedenini dahi bilemezsin.düşünürsün ...uzun uzun düşünürsün. neden böyle dersin.bir cevap bulamazsın.sebepsizdir çünkü.
mutsuzluk mu, bunalım duygusu mu, sevgisiz kalmak mı, zevksizlik mi?
sigara yakarsın olmaz.içmek istesen asla içinden gelmez.
aslında hiç bir şey yapmak istemezsin.boş boş oturup derin derin düşünmekten başka.
beyninde fırtınalar eser.öyle şeyler gelir ki aklına.tüm dünyanın senin çevrende döndüğünü fark edersin.
derin düşüncelere dalarsın,o kadar ince şeyler düşünmeye başlarsın ki aklına gelen şeylere sen de şaşarsın.
içinde mükemmel bir potansiyelin olduğunu, çok güçlü düşünceler taşıdığını ama bu duygularının ,potansiyelinin ve güçlerinin kimsenin farkında olmadığını anlarsın.
sadece sen biliyorsundur.
daha da derine inersin.yaşamını sorgularsın ve sorarsın kendine.ben nereye gidiyorum? gidişatım iyi mi? mutlu muyum? sevinçli miyim? yoksa hiç bir şeyden zevk almıyor muyum?her şey çok güzel giderken bir anda çok mutsuz olduğunu fark edersin .
çok eğlenirken bir anda hiç bir şeyden zevk alamadığını zannedersin
ufak bir çocuk gibi gülüp dururken farkında olmadan ağlamaya başladığını görürsün.
kendini güçlü hissederken bir anda kendini,dünyanın en zayıf yaratığından bile zayıf hissedersin.bu durum sende endişe yaratır ve buna karşı hiç bir şey yapamazsın.
kas katı kesilmiş bir şekilde oturur durursun.ağlamak istersin,gözünden yaş gelmez.
sarılmak istersin ama kendinden başka sarılacak kimseyi göremezsin
konuşmak istersin ama kimse yoktur ... odanın duvarlarından başka.
duvarla konuşmaya başlarsın ve gerçek bir insandan daha samimi olduğunu hissedersin.
öyle ya ...duvarlar konuşamasa bile seni ölene kadar dinleyecektir, tavizsizce. duvarlar sana olduğu gibi gelecektir.samimi, tripsiz, nasıl duruyorlarsa... sana asla naz yapmayacaktır.sürekli dinleyecektir seni.
sonra kendi kendine konuşmak isteyeceksin ama bir noktadan sonra hep aynı kişi olan kendinle konuşmaktan da sıkılacaksın.
kendini kaybetmiş bir şekilde yatağıa uzanacaksın. gözlerin kapalı olacak ama uyumayacaksın.
sürekli hayaller kuracaksın. en büyük hayallerinde kendini baş rol oynarken göreceksin ve bu çok uzun perdelik hayal sinemasının asla bitmemesini isteyeceksin.
saatler ilerledikçe ilerleyecek ama hayal sineman bitmeyecek. kendini, istediğin her şeyi gerçekleştirirken ve dünyayı senin çevrende dönerken göreceksin.ta ki derin bir uykuya dalana kadar.bu esnada derin rüyalara dalacaksın.
bu sefer gerçekten de kendini bu hayallerini gerçekle?tirirken göreceksin.ya da hayallerin bir kabusa, bir karabasana dönüşecek.ya çok mutlu olmuş bir şekilde uyanacaksın ya da kan ter olmuş bir şekilde
melankoli yunancada "safra suyunun kararmas? " anlam?na gelir. ortaça??n do?a ve sa?l?k bilimleri insan?n ruhsal hallerini ve özünü vücudundaki s?v? maddelere ba?l?yordu.14.yydan kalma bir ?ifal? otlar kitab?na göre 4 temel s?v? vard?. bu dördüne sahip olan varl?k,bir mikrokozmos olu?turuyordu;bunlardan biri colera,di?eri sangvis,üçüncüsü flagma,dördüncüsü melancoliayd?.nemli ya da ?slak ,so?uk ya da s?cak s?v??kan maddelerdi bunlar.melancolia bedende a??r bas?nca insan suskunla??p etref?n? sessizce gözlemler,a?lar ,endi?e içine dü?er.
o ?ehirde gene ?ark?lar söyleniyordur
kar??l?k görmemi? sevgiler üstüne
i??klan sönmü? odamda
yar?m kalm?? ?ark?m? duyuyor musun
beni sorarsan gene yapayaln?z?m
sen s?cak dö?e?inde rahat uyuyor musun
bo? kalan yast???m? ba?kas? m? doldurmu?
ellerini ok?ayan o yabanc? kim
öyle uzak bakma yüzüme
seni art?k yolundan döndürecek de?ilim
ne o gözlerin dolmu? yoksa a?l?yor musun
k?rk y?lda bir olsun beni an?yor musun
özledi?in hayat? buldun mu bilmem
gözlerinde hâlâ hüzün var gibi
i??k yüzün gülmüyor anlat nedendir
gene a?ks?z gene bombo? mu için
niye ellerin so?uk yoksa ü?üyor musun
mutlulu?un pe?inde hâlâ ko?uyor musun
kar m? ya?d? güvendi?in da?lara
seni de bir türlü ondurmad? m? kader
üzme kendini her ?eye ra?men
dünya ya?anmaya de?er
bu yerler bu âlem her ?eyden yoksun
sana sesleniyorum duyuyor musun.
k?r?lm??l?k , ölüm korkusu , sonsuz bir kederden dolay? ki?inin bir bo?lu?un içine girmesi ve bu bo?lu?u asla dolduramayaca??na kendisini inand?rmas? durumudur..
dipsiz bir kuyudur aslında. içinde ne olduğunu tam olarak anlayamadığımız dibini göremediğimiz bir kuyu. bu yüzdendir ki hep merak uyandırmıştır insanda. karanlığın o esşsiz gizemi ve bilinmezliği hep içine çekmiştir insanı. ancak her ne kadar güzel bir şey gibi görünsede çok dikkatli yaklaşmak gerekir bu kuyuya mazallah içine düştüğünüz anda artık çıkma şansınız yoktur. et ve kemikten oluşan ruhsuz asosyal yaratıklar haline gelmeniz ihtimal dahilindedir.