allahin sadece nasil ona layik olacaklarini degil ayni zamanda nasil kendilerine layik olacaklarini , insan olacaklarini anlatan ve sosyal hayati duzenleyen kurallar butunu
23 yilda inmis kutsal kitabin adi evrensel bir kitaptir hukumleri ve soyledikleri asla zaman disina cikmaz veya zamanin gerisinde kalmaz her an gecerli olacak olan kitaptir nitekim o nu koruyan da allah (cc) olacaktir..
diger kutsal kitapları tamamlayan, hz. muhammed'in (s.a.v) en büyük mucizesi olarak gösterdigi 6666 ayet ve 144 sureden olusmus; dalga geçenlerin ancak insanlıktan çıkmıs bos kisiler olabilecegini düsündügüm içerisindeki matematiksel olgularla bilim dünyasını yüzyıllardır sasırtmıs ve sasırtmaya devam eden kutsal kitap
bu matematiksel olgulara örnek verilirse kuran daki su kelimelerin kaçar kere geçtikleri ilginçtir:
dünya:115 ahiret:115
seytan:88 melek:88
gün:365 günler:30 ay:12
ceza:117 affetmek:117*2 * zekat:32 bereket:32
zenginlik:26 fakirlik:13
kuran-ı kerim hakkında çok enteresan bir bilgi sözkonusudur şahsım için en azından! defalarca kiliseye gidip ayin seyretmeme rağmen hala koca koca papazların 70-80 yaşında olmalarına rağmen, önlerinde genç rahiplerin açık olarak tuttukları kocaman tarihi incillerden bir şeyler okuduklarını gözlemlemişimdir... hahamlar için de bu düzlemde benzer durum sözkonusudur. hayatları boyunca incil, tevrat okuyan bu insanlar nasıl olur da bu kitapları ezberleyemezler diye düşünürken nehrin öbür tarafında küçük çocukların bile kuran'ı baştan sona ezbere bilebiliyor olmaları enteresan gelmiştir şahsıma. yüzbinlerce kişinin ezbere baştan sona harfine kadar bu kitabı ezberleyebiliyor olması çok şaşırtıcı olsa gerek. yalnız tevrat / incil / kuran karşılaştırması değildir mevzu bahis olan, herhangi bir kitabı ezbere bilebilen yoktur her harfiyle dünyada. ama bu kitap ezberlenebilme özelliği taşıyan kararteriyle ve çorap söküğü gibi ayetin bir sonraki ayeti sürüklemesi, kelimenin bir sonraki kelimeyi akla getirmesi özelliğiyle adeta sökülerek zihinlerden akmaktadır dudaklara. şimdi şu seçenekler akla gelir, bu hafızların hepsinde aşkın bir hafıza yeteneği vardır. rahiplerde yoktur. peki binlerce yıllık tarihi süreçte hiç bir hafıza yetenekli kişi milyarlarca gayrimüslüm içinden çıkamamış mıdır ? özellikle bilim tarihi incelendiğinde ortaçağ - yeniçağ döneminde neredeyse bütün bilim adamlarının aynı zamanda kilise kökenli olması, teknik bilgilerinin yanında rahiplik gibi vasıflarının olması da hristiyanların zekileri dinle pek ilgilenmemişler argümanını çürütebilmektedir. nehrin öbür tarafında ise sadece hafızlık başarabilen normal sosyal hayatında vasatı geçememiş adamların durumu da mevzu bahisdir. o zaman akla gelen subjeden değil objeden doğan bir farklılığın varlığıdır.
değişmeden geldiği soylenen ama bu kadar uyanık doluyken yazı olarak değişmese de kesin yorumlardan darbe yemiştir diye dusundugum, inanmadığım ama inanana saygı duyduğum kitap.