yasadigim sehir. turkiyenin en demokratik gavur sehri. gunes, deniz ve mutluluk sehri. kizlari guzeldir. havasi guzeldir.suyu guzeldir herseyi guzeldir.
çok güzel bir şehirdir fakat biraz tuhaf ve fazlaca rahattır bir de fazla laçka ayrıca kızları da :yani aslen izmirli olan hatun kişiler de birbirinin aynısıdır ve düşünmesini de çok sevmezler.
canim sehrim!! ne guzeldir o meltem esen yaz aksamlari yalida yurumek.. haftasonlari cesmeye gitmek.. okuldan kacip kacip alsancakta dolasmak.. sevgilinle kimsenin kiro bakislarina maruz kalmadan kordonda bira icmek.. kizlarina, havasina, suyuna, rahatligina laf edenler, turkiye'nin en guzel, en turk sehrine gavur diyenler utansin!!
izmir'i yikmali...
içinden izmir'i alip cikarttiginizda, turkiye artik eski turkiye sayilmaz.
turkiye'nin turkiye olmasi icin izmir'i hemen yerine koymalisiniz. izmir, bu arabesk bedenin yakasina takilmis bir cagdaslik rozeti gibi orada durur. turkiye'nin uygar yuzudur izmir. izmir olmazsa biz eksik sayiliriz.
eger tum yoreler izmir gibi cagdas, izmir gibi demokrat, izmir gibi uygar olsaydi... bu kara yazgi ile cebellesip, bu kir-pas icinde yuzup, bu ilkel ve cagdisi kafalilarla tarumar olur muydu memleket?..
bu yuzden tutucular (gizlemeye calissalar da) izmir'i hicbir zaman sevmediler. tarikatlarla orgutlenmis, turbelerde istikbalini arayan, seyhlerle-sihlarla yolunu bulan bir toplum ozlemleri, izmir'i bir turlu icine alamiyor. ilkel ve cagdisi emelleri izmir sinirinda bitiyor.
donup yeniden bakin:
ne istanbul'un kultur besigi bolgelerinde oldugu gibi kirmizi noktali sokaklar olusmakta izmir'de... ne de ankara'nin gobeginde oldugu gibi haremlik-selamlik yuzme havuzlari...
bati'dan gelen emperyalizm kadar, dogu'dan gelen din ve vicdan somurusune de karsi koyuyor izmir.
her konuda gorusunu haykiran, her zaman demokratik tepkisini ortaya koyan, her an yonetime tavir koyabilen... uygar... iagdas... demokrat...
bu nedenle sevmediler izmir'i. ben biliyorum cani sikiliyordur gericinin. izmir'i yikmali...
nasil ki izmir'in onaylamadigi zihniyetler daha sonra tum ulkenin vicdaninda mahkam oldularsa... nasil ki izmir'in izin vermedigi dusunceler basaramadilarsa... kendi zihniyetinin izmir tarafindan onaylanmamasini da tehdit olarak goruyordur tutucu...biliyor ki izmir'in reddettigini tarih kabul etmiyor. iste bu yuzden izmir'i sevmediler.
sevmeyecekler...
(........)
sen uzulme izmir... bu gorgusuz, zevksiz, tutucu bedenimizin yakasinda cagdaslik rozetimizsin.
sensiz olmaz...
istanbul'un kiz kardesi. kordon boyunda el ele yurumesi meshurdur. alsancakta ki barlari da guzeldir aslinda. bildigim iki adet universitesi vardir. 9 eylul universitesiege universitesi birini cok severim. digerinin adini duyunca tuylerim diken diken olur.
cok sevdigim sehir.ayrica turkiye de belki de en cok bok atilan sehirdir.gizli bir kiskancliktir belki de bunun kaynagi.ayrica kizlarinin gercekten de pek ise yaramadigi sehir.
bir çok kişi için hayaller şehri.... kimisi için de sadece oturduğu şehir....
aslında izmir bir alışkanlık, bir tutkudur...
* eğer, kordon dendiğinde aklınıza elektrikli ev aletlerinin dışında bir yer ismi geliyorsa;
* körfez kokusu nedir biliyorsanız ve şimdiye kadar kaç kişinin " körfez'i temizleyeceğim " dediğini hatırlayabiliyorsanız;
* hilton'un yapıldığı tarihi anımsayabiliyorsanız;
* fame city'de deliler gibi eğlenip ( yaşınıza bakmadan ) çıktığınız da
" vay be... bizim de bir gökdelenimiz var " dediyseniz;
* tam 35 ve 35 ½ kavramları size bir şeyler ifade ediyorsa;
* gevrek, çiğdem, domat, nohut gibi kavramları kullanıyorsanız,
* boyoz kelimesi size bir şeyler hatırlatıyorsa;
* arapsaçi, turpotu, dalagan, istifno, ebegümeci, denizbörülcesi nedir biliyorsanız;
* konuşurken arada bir diliniz istemese de "geliyom, gidiyom, gelcen, yapcan, etçen" şeklinde sürçebiliyorsa;
* gördüğünüz her gökdelen'i hilton ile kıyaslıyorsanız;
* elinizde hasan tahsin anıtının ya da atatürk anıtının yanındayken çekilmiş bir fotoğrafınız varsa;
* karşıyaka deyince aklınıza güzel kızlar geliyorsa;
* bir kerecik dahi kıbrıs iehitleriâ??nde sevgilinizle el ele dolaştıysanız;
* park sorunu, trafik sorunu, kara kış ne demektir bilmiyorsanız;
* kar görmek için sabuncubeli'ne ya da manisa spil'e gittiyseniz;
* zeybek havası duyduğunuz da içiniz cız edip kalkıp oynayasanız geliyorsa;
* kalbim ege'de kaldi şarkısını kendinizle özdeşleştirebiliyorsanız;
* ağustos sıcağı kavramından nefret ediyorsanız;
* 9 eylül size, üniversite dışında bir şeyler hatırlatıyorsa;
* kumru'nun aslında bir kuş olmadığını, çok da lezzetli olduğunu düşünüyorsanız;
* hidrellez deyince sokaklarda yakılan ateşler aklınıza geliyorsa;
* behçet uz'un kim olduğunu biliyorsanız;
* atilla ilhan, can yücel, sezen aksu isimlerini duyduğunuz da şöyle bir kabarıyorsanız;
* şimdiye kadar bir kere bile olsa sevinç pastanesi önünde buluştuysanız veya sevinç'te "kup" yediyseniz;
* üniversite deyince aklınıza iki tane, özel okul (kolej) deyince de sayılı isim geliyorsa;
* sıcakkanlıysanız ve bardacık seviyorsanız;
* paraşüt kulesinden atladıysanız ya da atlayan tanıdıklarınız varsa;
* fuar'da göl'de kuğulara bindiyseniz;
* her sene ağustos'un sonun'da fuar'a giderek "birkaç inlü görsek bari..." dediyseniz;
* hiçbir zaman bir yere geç kalma korkusu yaşamadıysanız;
* insanlar size sanki birer düşman gibi bakmıyorsa;
* her yıl 9 eylül'de türk yıldızlarını canlı izleyebiliyorsanız;
* yunanlıların sizin için bir anlam teşkil ettiğini düşünüyorsanız;
* salhane'de mezbahayı ve altınyol'un açılışını hatırlayabiliyorsanız;
* hayatınızın önemli bir bölümü belediye otobüslerinde geçiyorsa;
* nisan-ekim ayları arasın'da haftasonları güzelbahçe, urla, seferihisar, ieşme, inciraltı, sahilevleri, mordoğan, karaburun, gümüldür, kuşadası, dikili, foça, vb... yerlerde geçiriyorsanız;
* iocukken kemeraltı'nda kaybolduysanız;
* babanız "biz çocukken konak'ta denize girerdik" hikayeleri anlatıyorsa;
* başka bir şehirdeyken, insanların giyimleri ve davranışları size ters geliyorsa;
* etrafınız da şortlu, mini etekli, askılı giysili kızlar ve şortlu, küpeli erkekler görmek dikkatiniz çekmiyorsa;
* kordon'un eski halini hatırlıyorsanız;
* saat kulesi'nin deniz kenarında olduğu zamanı hatırlıyorsanız;
* pizzanıza ketçap ve/veya mayonez döküyorsanız;
* bir kere bile ykm'nin önünde buluşup iınar sinemasına gittiyseniz;
* en az bir yabancı dil biliyorsanız ve günlük hayatınızda turistlere alışıksanız;
* kampüs denince aklınıza sadece ege iniversitesi kampüsü geliyorsa;
* cüzdanınızda en az bir tane kentkart varsa;
* ievrenizde birilerinin karşıyaka ve izmir'in geri kalanını karşılaştırdığını duyunca kulak kabartıyor ve hatta itiraz ediyorsanız;
* izmir'in çevresinde ki yazlık beldelerde bıyıklı ve göbekli ankaralı ve istanbulluları görmek sizi rahatsız ediyorsa;
* mahzun kırmızıgül ile alişan'ı ayırt edemiyorsanız;
* en son gittiğiniz milli maçın tarihini hatırlamıyorsanız;
* basketbol sporunu, futboldan daha çok seviyorsanız;
* yaya geçidi kavramından habersizseniz;
* kuşadası'na ada diyorsanız;
* uğrak ve bahane'nin yerini biliyorsanız;
* izmir'de sadece iki mc donald's olan zamanı hatırlıyorsanız;
* montrö, lozan, size avrupa şehirlerinden başka bir şeyler hatırlatıyorsa;
* toplumsal sevinçlerde ve kutlamalarda aklınıza gidilecek sadece tek bir buluşma noktası geliyorsa;
* otobüste size biletini ya da kentkartını veren kişi karşılığında para almamakta ısrar ediyorsa;
* her yıl okulun ilk haftası elinizde listeyle sevgi yolu'na gidiyorsanız;
* yolda biriyle çarpışınca, refleks olarak gülümseyip özür diliyorsanız;
* trafik'te 34 plakalı sürücülerden şikayetçiyseniz;
* yengen deyince aklınıza yiyecek bir şeyler geliyorsa;
* konak meydanın da vapura giden yolda ki çeşmeden bir kez bile su içmişseniz;
* ortaokula giden kızınızın erkek arkadaşı olması sizi rahatsız etmiyorsa;
* "bi yer" denilince gerçekten aklınıza belli bir yer geliyorsa;
* kordon'da güneşin batışını izlemenin bir ayrıcalık olduğunu düşünüyorsanız;
* "okulu asmak" ya da "okulu kırmak" yerine "okulu ekmek" diyorsanız;
* fuar denilince aklınıza lunapark geliyorsa;
* size doğru yaklaşan bir kamera ile mikrofon görünce hızlı adımlarla yolunuzu değiştiriyorsanız;
* evinize en fazla 100 mt. uzaklıkta bir tansaş mağazası varsa;
* başka bir şehre gittiğinizde, orada yaşayanlara acıyorsanız;
* her piyasa yapmaya çıkışınızda, aklınıza gidilecek 1-2 semt geliyorsa;
* göztepe, iankaya, bahçelievler isimlerinin sadece izmir'de kullanıldığını sanıyorsanız;
* uzakteyken, "ahh.. iimdi izmir'de olsaydım... " diyorsanız;
bir sehir iste;
geceleri isil isildir sokaklari
bir sehir iste;
kordonunda asiklari aska kanar
bir sehir iste
dusmanim olur,
birakip gidersin
sebebi odur..
her haliyle insanı kendine aşık eden, yeni belediye başkanı nedeniyle bazı hizmetlerin aksadığı özellikle vapurun gece yarısı olmaması ve suların elektiriklerin zırt pırt kesilmesi), başka şehirde okuduğum işin özlediğim güzel şehrim.
kizlarinin guzel ama cilveli oldugu hatta annem goster ama elletme dedi cumlesi tam bu kizlar icin soylenmistir yada bu cumleyi soleyen izmirli kizlardan biridir..