mor ve otesi'ne ait guzel bir sarki:* ugras didin farkli seyler yapmak icin
uc kisi ya da bes kisi anlar
ve zaman, ve zaman farkli yuzlerle
bazen yaninda bazen arkanda
yalan diye bir sey yok
gorduk ama konusmadik
ve hayat her sey yolundayken dur dedi artik
ve hayat herkes evindeyken dur dedi artik
ve hayat ki canina tak etmisti sus dedi artik
ve hayat
kirik dusler, ayni yalnizlik
oyle azaldik ve yiprandik ki
kafamiz karisik, degismek zor
dunya yikilsa anlamazlar
ve hayat herkes evindeyken dur dedi artik
ve hayat her sey yolundayken dur dedi artik
ve hayat ki canina tak etmisti sus dedi artik
ve hayat
surekli zorlastirdigimiz zorlastirmak icin ugrastiimiz normal disi hicbirseyin olmadigi surec, uc boyut tutsakligi. buyulu hicbirsey yok bu hayatta. bazen agaclara ozendiren bazen sadece vucudumun kimyasi yuzunden mutluluk denen seyi hissettiren surekli hareket.
tumuyle bir sahnedir yasam ;
erkelerle kadinlarsa bir oyuncu ;
biri cikar , oteki girer ve her biri ,
kendine dusen surede pek cok rol oynar ;
insanin yedi donemi yedi perde eder .
ilk perdede annesinin kollarinda ciyak ciyak bagiran
her an kusan bir bebektir.
sonra , elinde cantasi , piril piril sabah suratiyla
sizlanip salyangoz gibi surune surune okula giden ,
gonulsuz bir okul cocugu gelir .
arkasindan sevdaliya sira gelir :
baca gibi ic ceker durur ,
ezgiler duzer sevdiginin kaslarina .
onun da arkasindan panter biyikli ,onur duskunu asker gelir ;
desteksiz atmadan edemez ; her an her seye hirslanip
kavga cikarmak icin bahane arar ;
san sohret denen o sabun kopugunu
topun agzindanda bile aramaktan cekinmez .
sonra sira yargictadir ;
semiz tavukla beslenmis okkali toparlak gobegiyle ,
hasin bakislaiyla;
ardarda bilgece deyisler siralayip ,
beylik ornekler vermeye merakli ''yargic'' da
roilunu oynar gecer. sahne degisir ;
altinci donemdedir sira
siska , terlikli , pimpirik ihtiyara gelir ,
gozlukleri burnunun ustune dusmus , yanaklari sarkmis ,
gencliginden kalma iyi korunmus pantolonu ,
bir deri bir kemik bacaklarina cuval gibi bollasmistir ;
o tok erkek sesi yeniden tiz cocuk sesine donmustur ;
islik gibi cikar agzindan .
insanlar ona ancak asirlik cinar agaclarina gosterdikleri ,
hurmeti gosterir .
ilginc olayllarla dolu tarihsel komedyamizin son sahnesi
ikinci cocukluk ve sinirsiz unutkanliktir ,
ne dis kalmistir artik , ne goz , ne tata ,
ne de baska bir sey .
william shakespeare ***
ege bölgesinde,özellikle yörük köy evlerinde evin birinci katında salona girişten hemen önce bulunan terasımsı mekana verilen addır..özellikle yazın günün büyük bir kısmı hayatta geçer,yemekler orda yenir,ev halkı orada otururlar,gece de orada yatar bir kısım insan..