hakikat nedir ?

hakikat

  1. gerçek,realite.
    (12/5/2006 15:26, yoroz)

  2. [derviş, şeyhin neden bu şeytan adamla ilgilendiğini anlamamıştı. yine de bir bildiği vardır, diye düşündü...]
    + şeyh bizi bekliyor.
    - şeyh seni neden bana gönderdi?
    + sormadım.
    - neden?
    + biz soru sormayız?
    - ben olsam sorarım.
    + tekke edebine aykırı bu.
    - ama insanlık edebine aykırı değil.
    + ama insanlık edebi tekkede terbiye olur.
    - terbiyeli olmak kölelik mi ki?
    + hayır. bu şeyhine tabi olmaktır.
    [adam derin bir nefes aldı. arkasına yaslandı. gülümsedi...]
    - öyleyse ben söyleyeyim. şeyh seni daha çok şaşırtmam için gönderdi.
    + öyle gözüküyor.
    - benim kim olduğumu da söylemedi mi?
    [derviş kapının üzerindeki yazıyı hatırladı. tebessüm etti...]
    + bunu senden öğreneceğim.
    [şeytan adam geriye doğru gerildi. herhalde ayda bir yıkadığı yüzü ve kirden gerçek rengini kaybetmiş ak saçları ile daha da çirkin bir hal aldı yüzü...]
    - ben tanrıyım derviş!
    + nefsini mi kast ediyorsun?
    [bunu söylerken de öyle olmasını temenni etmişti içinden. ama cevap beklediği değildi...]
    - hayır, varlığımı kast ettim!
    + hangi noktada?
    - idrak!
    [derviş oyunu ters çevirmeyi denedi. medresede bu oyun çok oynanırdı...]
    + nefsin varlığın dışında mı?
    [karşısındaki sinsice güldü...]
    - nefsim varlığın hikmetidir?
    [derviş farkında olmadan bu hıza uymuştu...]
    + o halde hikmetin varlığı neden tanrı oluyor?
    - neden olmasın? şeytanın varlığı hikmet değil mi?
    [o an şeyhinin sözlerini hatırladı; "onunla tartışmaktan kaçınmalısın. söylediklerini ‘hikmet’ kabul et ve üsteleme." az sonra şeyhin huzuruna gelmişlerdi. içerde iki kişi daha vardı. bu garip kılıklı adamın selam bile vermeden girip ayakta, kapının girişinde durmasına anlam verememişlerdi. biri müdahale etti...]
    + kurban, bir topluma girmenin edep hali vardır.
    - halinde edep yoksa ne yapmalı?
    + önce allah’ın selamını vereceksin.
    [adam hızlıydı...]
    - olmayan şeyi nasıl vereceğim?
    [o sıra şeyh belli belirsiz kıpırdadı. biçimli dudakları tebessüm eder gibi gerildi. gözlerini yumarak;]
    + müslüman allah’ ın selamını hep yüreğinde taşır kurban!
    - bende yürek yok.
    [konuşanın diğeri; konuşmayan derviş yer minderini gösterdi...]
    + buyurup otursan.
    - oturmaya gelmedim.
    + neden geldin peki?
    - siz çağırdınız.
    + bu oturmana engel değil.
    - biliyorum. ama oturmak bir engeldir.
    [şeyhin mırıltılı sesi geldi...]
    + çay olsa içerdik.
    ["tabi efendim," dedi ilki. diğerleri de çıktı. oda boştu. şeyh önüne bakmayı sürdürerek...]
    + ayakta durmak da engeldir oğul.
    [adam bir an karşılık bulamadı. ipeksi ve okşayıcı ses yine geldi...]
    + bizde ne görüyorsun?
    - gurur ve tevazunun çatıştığını görüyorum.
    [şeyh tebessüm etti...]
    + gurur nerede?
    - öpülen ellerinde.
    + ya tevazu?
    - ayaklarının ucunda. geldiğimden beri ona bakıyorsun.
    + sen hep tersinden bakarsın oğul.
    - tersinden baksam bile bu doğruyu değiştirmez.
    + ayna gibi desene.
    - belki.
    + neyin peşindesin?
    - hakikatin.
    + hikmeti yakalamadan hakikati bulmak zor değil mi?
    - her şeyin teorisini ortaya atan batılı salak bilim adamları oldu.
    + her şeyin teorisi ile bir şeyin teorisi arasındaki fark (0) ile (1) arasındaki farktan ibarettir.
    - daha açık?!
    + eğer sıfırı esas alırsan hiçlik teorisi ile bakacaksın; ama 1’ ri esas alırsan o zaman sıfır olduğunu anlarsın.
    [adam istediği ritmi tutturmuşcasına...]
    - zamanın mahiyeti ne?
    [önüne bakanın tebessümü. alay eder gibi bu sefer...]
    + mahiyet arz eden zaman mı var?
    [şaşkın bakış...]
    - az önce hikmet dedin ya?!
    + kabul ettiğini duymadım ama.
    [belli edilmemeye çalışılan bir sinir...]
    - kabul ettiğim var sayarak devam edelim.
    [şeyh bu defa tersinden geldi...]
    + zaman yok!
    - benimle oynuyorsun.
    + sen kendinle oynuyorsun.
    - varlığın hikmeti zamanla alakalı değil mi?
    + ileriye bakmalısın.
    - göremezsem?!
    + o zaman çevrene bak.
    - ne bulacağım?
    + derinleşeceksin
    - bu doğruyu bulmama yardım eder mi?
    + aynısını sana sorduklarında ne demiştin?
    - doğru ‘yok’ demiştim.
    + akıllı cevap!
    - yani ne gibi?
    + tıpkı zaman gibi fizik âleminin de doğrusu yok.
    - herkesin doğrusu kendine o halde.
    + biraz daha derinleşmelisin.
    - doğru tek olsaydı bütün insanları dinden çıkardı.
    + ya da dinde kalırdı.
    - zamanla alakası ne bunun?
    + konu doğrudan zamanla ilgili.
    - peki metafizik âlemin metafizik âlemi var mı?
    + hiç rüyanda rüya görmedin mi?
    - aynı şey mi?
    + farklı şey mi?
    - peki o tarafa geçilir mi?
    + var geçen.
    - kimler?
    + habib-i zişan muhammed mustafa.
    - kim dedin?
    + duydun!
    - yani bir insan mı metafizik âlemin ötesine geçti.
    [şeyh gülümsedi yine. dedi ki...]
    + uykudasın.


    (6/3/2008 20:53 ~ 07/03/2008 15:00, ma)

  3. (bkz: realite)
    (6/3/2008 21:00, sovenist sovalye)

doremusic yamaha

Yamaha Türkiye Distribütorü
doremusic


gencwebdizayn