okurken insanın tüylerini diken diken eder sadece deniz gezmiş,hüseyin inan ve yusuf aslanı değil sinanları ve bu uğurda ölenleri de anlatır bu kitap.... başucunuzda bulunası kitaptır aynı zamanda.
yaklaşık onüç yaşımdayken okuduğum,her sayfasında nefreti ve hüznü aynı anda yaşadığım,ülkemizin en güzel insanlarını anlatan kitap.daha sonra bir arkadaşa hediye etmiştim,''devrimci bir insana verilecek en güzel hediyedir'' diye.okuduktan sonra insan hiçbir zaman korkmuyor,akibetinin ''onlara'' benzemesinden...
sonunu bildiğin halde, sonlara yaklaştıkça bir şey olsa da kurtulsalar diye sayfalarını yutarak okuduğun sonunda da çaresizlikle gözyaşlarını sildiğin eser.
gerçekten beni çok etkileyen bir kitaptı.okuduktan sonra bu ülkenin adaletsizlinin bir kez daha farkına varmıştım tıpkı darağacında üç fidanda olduğu gibi...tüyler ürperten işkenceler,insanlık dışı izdihamlar...bunları tekrar tekrar gözler önüne seren muhteşem bir kitap
bir arkadaşım yürüttüğü için kütüphanemdeki eksikliğini hissettiğim ve gidip yeniden aldığım, eve dönerken belediye otobüsünde sayfalarını çevirme gafletinde bulunduğum ve nihayetinde kendimi tutamayıp * otobüste ağlamama sebep olan kitaptır.
defterimde kus sesleriyle birlikte 1 günde heyecanla bitirdiğim kitaptır.anılarda genellikle ders verilme olgusu göz önünde fazla bulunmaz bu kitapta da bulunmuyor ama sen kendin içinden çıkartabiliyorsun ve okunması gereken okutulması gereken thko'nun ne zorluklardan geçtiğini devrim kelimesinin ne denli zor olduğunu gösteren haklı tarafın neresi olduğunu gereksiz yere asılan gençlerin son dönemlerini anlatan mükemmel bir kitap.