midenin bize oynadigi kotu bir oyundur. iradeyle buyuk bir savasa girilir, alinacak kilolar, gec saatte yemek yemenin sonucu olusacak uyuyama durumu dusunulur, baska seylere odaklanilmaya calisilir ama bir turlu akildan cikmaz ***
cok kotu bir durumdur. evde yiyecek birseyler yoksa gece acik ve servis yapan bir yerler aranir, bulunamaz, tekelden baska sadik yar yoktur,ailenin evine mi donsem diye dusunulur
an itibari ile acilan ve yazilan yazilar *yemek entryleri sonucu bunyenin sapitmasi ve yarim ekmek arasina mercimek koftelerini doldurarak marul ,nar eksisi,sumak,pul biber,kimyonla beraber fason bir cig kofte ortami yaratmis olan durum...
dolapta salam, peynir, sucuk gibi gerekli malzemeler olmasına rağmen en temel malzeme olan ekmeğin olmaması nedeniyle giderilemeyince daha da bi kötü hissettiren durum ****
gecenin bir vakti * belanın cirit attığı istanbul'un arka sokaklarına hafif alkollü şekilde çıkılır* ve deli gibi yiyecek aranır. bulunan dürüm 5 liradan alınır, o 5 lira zaten gece gece(sabah sabah) cebe batmıştır, kazıklanılır ve aynı badireler atlatılarak eve dönülür. yiyecek objesi kimi zaman kokoreç olabilir. kadere bağlı.
sözlükte entry kasarken başınıza gelirse hızınızı kesecek, buna aldırmayıp da giderecek olursanız klavyenin içine ekmek kırıklarının dolmasıyla insanı çileden çıkaracak olan durumdur. karnınızı yumak gibi cips yiyerek doyuran bir insansanız** cips kırıntıları, klavyenin içinden ekmek kırıntılarından daha zor çıktığı için "nerden çıktı bu açlık, yat da uyusana" cümlesini zorla insanın aklına getirir. zaten bir şeyler hazırlamaya üşenmişsinizdir, bir de klavyeyi temizlemekle uğraşırsınız*.