evli insanlarla iliski yasayan kisiler nedir ?

evli insanlarla iliski yasayan kisiler

> >>

  1. kendisine saygısı olmayan ilişkide 2. kişi olmayı kabullenebilen insanlardır.askin ne zaman ortaya çikacagi belli olmasa da yasanmaması gereken bir olaydır. toplumsal açidan hos karsilanan birsey degildir.
    (25/4/2007 22:34 ~ 22/02/2007 13:48, nataly)

  2. pek doğru olmasa da* bize ne ki diye düşündüğüm olayın kahramanlarıdır..
    (25/4/2007 22:44 ~ 22/02/2007 13:54, passive aggressive)

  3. piskolojik problemli kişilerin içinde var olduğu grup.
    (25/4/2007 22:49 ~ 22/02/2007 13:54, y247a)

  4. psikolojik sorunlar kadar basit sebepleri olmayan gelişimden itibaren kişilik bozukluğu gösteren aşağılık duygusu ile yanıp tutuşan yavşak bireyimsilerdir. kendilerini yetersiz hisseder ve yeterli olduklarını bu gibi garip yöntemlerle kanıtlama girişimlerinde bulunurlar. evli ya da eşli olduğu halde buna ortak olanlar da bu guruba dahildirler.
    (25/4/2007 22:52 ~ 22/02/2007 14:02, kapitalist olcam ben buyuyunce)

  5. yaşanan ilişkinin türüne göre değerlendirilmesi gereken kişilerdir.
    (25/4/2007 22:54 ~ 22/02/2007 14:03, sioux)

  6. kimine göre namussuzluktur. ama gerçek aşktır kimine göre. vazgeçememektir. onurunu düşündüğün halde terk edememektir..bazen hüzünlü, bazen de mutlu olmaktır.niyesini nedenini düşünmemektir.salt sevgidir bazen de.doyasıya yaşanmamışlıkların hayali ile mutluluğu kovalamaktır.bazen de yakalamaktır.çoğu kez yetinmektir.şuna rağmen,buna rağmen yasamaktır.cesarettir.heyecan vericidir.fakat cok yanlıstır..hayatın başka bir yönünü keşiftirçoktan seçmelilere alternatiftir.bekleyişlere boyun eğmektir, vazgeçmeyenler için... acının daha büyüğüne katlanmaktır.kendi yaşayamadıklarını, sevdiceğinle başkasının yaşadığını görmektir. yetinilemediği zaman yarım yaşanmışlıklarla bir karar verilmesi gerekir.başka bir mutsuzluğun üzerine kurulmuş mutluluktan medet ummaması gerektiğini öğrenmesi gereken kadındır..
    (3/8/2007 00:21 ~ 22/02/2007 14:01, intensive)

  7. saygı ve terbiyeden yoksun kişilerdir.
    (3/8/2007 00:22 ~ 22/02/2007 14:03, hellraiser)

  8. para için ruhunu satmaya hazır olan kişilerin yaptıkları olaydır.bunlar fahişeden daha fahişe olmalarıyla tanınırlar.
    (3/8/2007 00:25 ~ 22/02/2007 14:02, lathander)

  9. (3/8/2007 00:39, velvele)

  10. (3/8/2007 00:41, kuyunun dibindeki ceset)

  11. (3/8/2007 00:44 ~ 20/10/2007 15:25, raskolnikov)

  12. (bkz: metres)
    (3/8/2007 02:23 ~ 22/02/2007 14:01, leavemealone)

  13. 3 kişinin mutsuzluğu demektir. ayrıca evli insanlarla ilişki yaşayan kişilerin neden kadınlar olarak algılandığı sorunsalını aklıma getiren durumdur. erkekler yaşamamakta mıdır. samimiyetten yoksun ve yanlış bir ilişkidir. onu aldatıyorsa beni de aldatır diye düşünülmelidir. çoğu zaman 3. kişi kullanılmaktadır. istisnalar da vardır elbet. çok derin bir durumdur. yaşamadan ah kam kesmek kolaydır.* sevdiğine asla kavuşamayacak olmak çok kötü bir şeydir. allah kimsenin başına vermesindir.
    (3/8/2007 02:32 ~ 25/11/2007 03:15, yaziyladarakamlada13)

  14. (3/8/2007 04:14 ~ 22/02/2007 14:03, economicus)

  15. biz fani varlıklar kesin çizgileri olmayan yaşam denen yörüngede dönerken; öyle bir an gelir ki ne aldığınız eğitim, ne kültür, ne de aile terbiyeniz ya da dünya görüşünüz evli birine aşık olmanıza engel ol-a-maz. velhasıl ne kınanacak ne onaylanacak bir durumdur. başa gelirse çekilir.
    (3/8/2007 08:28 ~ 22/02/2007 14:05, kybele)

  16. ilişki yaşadığı kişinin evli olduıunu sonradan örenirse, yani kandırılmışsa yıkım şiddetini normal bir ilişki bitiminden çok daha şiddetli yaşayan kişilerdir.
    (3/8/2007 09:27 ~ 22/02/2007 14:06, judas priest fan)

  17. sadece başa geldiğinde gerçek yorum yapılması gereken, dışardan atıp tutması kolay görünen olgu, yanlıştır o ayrı.
    (3/8/2007 10:24 ~ 22/02/2007 14:07, clubfrqn)

  18. söylemek istediklerimi toparlayamadığım başlık o yüzden alıntı yapacağım. üşenmeyin okuyun diyorum. şunu da eklemeden geçemeyeğim. bu durumda olanlar bir aynaya baksınlar ve empati yapsınlar. (bkz: kendine yapilmasini istemedigin seyi baskasina yapma)


    evli erkeğin sevgilisi ve evli erkek

    sahip olmadıkları ve bekli de hiç olmayacakları birini seviyorlar. bu, sevgilerin en zoru. ama aynı zamanda en kolayı. insan hep ulaşamadıklarına sahip olmak ister. asla sahip olamayacağı bir jeep e hayran hayran bakar. boğaz’a nazır vilları görünce, bunlara hiç sahip olamayacağını düşünüp hayıflanır. vitrinde pahalı bir elbise görüp, kendisine nasıl yakışacağını düşündükçe delirir. bunlara sahip olmayacağını anladıkça sevgisi artar. ama onları sevmek kolaydır. kapısının önündeki kimi zaman yolda bırakan, kimi zaman işe, kimi zaman geziye götüren doğan görünümlü şahin’i sevmektir marifet. her yeri dökülen ama yıllarını geçirdiği, duvarlarına hatıralarının sindiği evi sevmektir, daha dün küçük çocuğunun yediğini çıkarttığı pantolonunu sevmektir güç olan. elindekileri sevmek zordur, sevip sevgiyi sürdürmek zordur. bu yüzden, ne başkasını seven evli erkek, ne de evli erkeği seven kadın ‘zor’ durumdadır. onlar, ulaşamamakla kolayca ateşi yükselen kolay bir aşk yaşıyorlardır.


    evli erkeğin karisi

    en ‘zor’ durumda olan odur. elindekini seviyor. her tarafı dökülen evi, doğan görünümlü şahin’i, gardrobundaki eski püskü elbiseleri seviyor. o, dokunmaması gerekenin tende ateş, bakmaması gereken gözlerde aşk, öpmemesi gereken dudaklarda şehvet aramıyor. her gece sarılıp uyuduğu kocasını sevebiliyor. her gün görse, her gece sarılsa, her ayrılık ve kavuşmada öpse, her canı istediğinde sevişse bile seviyor. ‘zor’ bir sevgi onunkisi. en ‘zor’ durumda olan o.


    evli erkeğin sevgilisi

    adam evli,ama kız ona deli gibi aşık,aşkın içinde para, mevki falan yok sadece duygular,dokunmalar,dolu dolu yaşanan anlar. fakat bu anlar bitince,adam evine gidiyor ve gerçekte ait olduğu kadının yatağına girip yatıyor,doğal olarak adamın karısı uyurken adama sarılıyor, hatta sevişiyorlar. adam sabah çocuklarını sevgi ile okşuyor ve geleceğini karısı ile planlıyor. kız onsun geçen geceler de sabaha kadar boş yatağında özlem ile ağlıyor.


    evli erkeğin karisi

    kadın kocasını seviyor,evlilikleri aşk evliliği,çocuklarının babası ve kocasının kendi için dünyaları yıkacağını biliyor. fakat,kocası ona beslediği duyguların aynısını bir başkasına da besliyor, onun aşık olduğu adama bir başkası da,en az onun kadar aşık, kocası başka bir kadına da dünyanın en güzel kadınıymış gibi bakıyor, özenle ütülediği gömleğinin düğmelerini başka bir kadın açıyor, ve birikimlerini çocuklarının geleceğini bir başkası ile paylaşıyor.

    evli erkek

    adam,karısını seviyor ancak artık aşık değil çünkü geçmişinde bütün zorlukları beraber çekmişler,yani karısı hem deforme olmuş hem geçmiş acizliklerini biliyor. oysa sevgilisi hem taze hemde onu bir süpermen biliyor...
    ve adam, yaşamın eş,çocuklar,iş,para ile devam etmeyeceğini ve ona daha bir çok nimetler sunacağının farkına varmış, fakat bütün bunları kaybetme olasılığıda onu korkutuyor.

    bu üçlü ilişkide sizce en zor durumda olan kim?

    (3/8/2007 12:10 ~ 15/11/2007 10:12, pia)

  19. (3/8/2007 12:14 ~ 22/02/2007 14:04, purplepain)

  20. evlilik birliğini ne kadar ciddiye aldığınız ile alakalı bir durumdur. aslına bakarsanız evlilik kutsal falan değildir. dayatmadan ibaret bir olgu, bir zorunluluktur. düzene ayak uydurmak maksadıyla özgürlüklerden feragat etmektir.

    evli olmak suç değildir,
    evli birinin aşık olması suç değildir,
    evli birine aşık olmak suç değildir.

    farkında değiliz ama hayat bizi sürekli bir seçim yapmaya zorluyor. doğduğumuzdan beri süregelen acabalar ölene kadar devam ediyor. ingilizce mi seçsem acaba almanca mı(?), sayısal mı, sözel mi(?), üniversite mi okusam, iş mi baksam(?), master mı yapsam, askere mi gitsem(?), evlensem mi, biraz daha mı beklesem(?)

    hafiften bu düzene isyan eder gibi olursunuz, anı yaşamaya ve mutlu olmaya başlarsınız. ama hayat hemen hizaya sokar sizi. yine bir tercihle başbaşa kalırsınız. evlen benimle!

    peki evlenecem seninle... ömür boyu bağlılık yemini edecem.. seni hep sevecem.. ah!
    bir bilinene yelken açmak... rutine bel bağlamak.. sevginin anlaşması mı olur? nasıl bir sözleşmedir bu! ömür boyu seni sevecem, sen de beni seveceksin...

    düzene ayak uydurmak adına, hayatınızı düzene sokmak adına bu yemini edersiniz.
    buraya kadar olanı en basitidir. seçiminizi yapmışsınızdır. doğru insanı(!!!!!) bulmuşsunuzdur. siz bulamazsanız birileri sizin yerinize seçim yapacaktır zaten. yeterki hayatınız düzene girsin.

    ya sonra!

    sonrası zulüm, sonrası ızdırap..

    değer bi gün yabancı bir göz, gözünüze... hoşunuza gider.. beğenilmek kimin hoşuna gitmezki.. toplumun hoşuna gitmez.. örflerimize adetlerimize ters.. dur dersiniz kendinize.. kaçırırsınız gözünüzü, yabancının gözünden. o an kaçarsınız ama bilirsinizki saklanmak yersizdir. bi kere değmiştir, bundan sonra her gün aynı iş yerinde o gözü arıyacaktır gözleriniz. birkaç gün her şey normal seyrinde devam eder. ufak tefek değişiklikler kimin umrundadır. kim farkedecektir, alyansınızı çıkardığınızı!

    korktuğunuz, kaçtığınız aynı zamanda tekrar görmek için yanıp tutuştuğunuz yabancı ile yeniden kesişir yollarınız.
    ve herşey bir merhaba ile başlar...

    o da evlidir tıpkı sizin gibi...

    konuşmazsınız evlilikleriniz hakkında. bir suçlu gibi örtersiniz bu kabahatınızı, anı yaşamak istersiniz, yasaklara karşı çıkarak... sadakatsızsınızdır artık... kimin umrunda...

    hayatta yaptığınız şeylerin pişmanlığı fazla acıtmaz ama fırsat varken yapmadığınız şeyler öyle bir canınızı yakar ki.. öyle bir gün, iki gün değil... bir ömür kendinizi avutmaya çalışırsınız.

    bu mantıkla çılgınlar gibi yaşamaya başlarsınız yasak aşkınızı. kör kütüksünüzdür artık. sizde ki bu olumlu değişimin altında yatan günahı ilk başta kimseler farkına varmaz. bi'süre sonra herkes bilsin istersiniz suçunuzu! ama tepkiler bellidir. "dön evine", " geçici maceraların sonu hüsranla biter", "sevmiyorsan boşan"...

    "kime ne", sizin hayatınızdan. bencil yaşamak istersiniz biraz. kendiniz için birşeyler yapmak. düzensiz, dağnık kalmak istersiniz.
    size göre değildir konformist yaşamlar.

    hergün biraz daha fazla bağlanırsınız.. koparsınız artık evinizden... eşiniz dahil herkes farkındadır bu gerçeği. henüz bunu itiraf edecek güce sahip değilsinizdir. gizli gizli yaşarsınız aslında son derece masum olan sevdanızı.

    onunlayken bulutların üstünde, yeryüzünden çok uzakta adeta başka bir yaşamdasınızdır. ya ondan uzaktayken.. o ayaklarınızı yerden kesen buluşmaların arkasından, evli sevgiliniz evine dönerken... artık bu durumu kabul edememeye başlarsınız. kocasını kabul edemezsizsiniz. "aynı yatakta mı yatıyorsunuz" sorusu hep bilinçaltınızdadır fakat ne hakla böyle birşey sorabilirsiniz ki?
    "kocanla birlikte mi yatıyorsun, sevişiyormusun onunla?

    kabullenememeye başlarsınız durumu.. deliler gibi kıskanıyorsundur onu.. geceleri uykuların kaçıyor, sokaklara atıyorsundur kendini.
    bi'süre sonra mantığınız devreye girmeye başlamıştır. bu kıskançlığın altında, aslında bu aşkın neden yasak olduğu gerçeği yatmaktadır. yasaktır işte... yasak aşktır bu.. ve yasaklar ardından yaptırımlar başlar... vicdanınız size dava açar...
    dönersiniz evinize... o sıcak huzur(!) dolu evinize... gömersiniz bütün hislerinizi ebediyete...

    böyle bir günah, böylesine bir suçtur evli birini sevmek, evliyken birini sevmek...





    (22/2/2008 14:45 ~ 22/02/2008 20:56, superman is the shit)

  21. > >>

doremusic yamaha

Yamaha Türkiye Distribütorü
doremusic