bir hayatı,ısmarlama bir hayatı bırakıyorum
görenler üstünde iyi duruyor derdi her bakışta
askerken kantinden satın aldığım cep aynası
bazı geceler çıkarken
uçarı bir gülümseyişle takındığım muşta
gibi lükslerim de burda kalacak
siparişi yargıcılar tarafından verilmiş
bu hayattan ne koku, ne yankı, ne de boya
taşımamı yasaklayan belgeyi imzaladım
burada bitti artık işim, ocağım yok
uzun yola çıkmaya hüküm giydim.
kelimelerin yetmediği anlardan birisidir, yolundan ayrılan iki sevgilinin vedası. vedalar zamana yayılmış merhabalar gibi olağandır bir saatten sonra. bu merhabaların bir araya getirdiği bir demet coşkunun dinmesidir hüzün. tutamadığımız, içimizdeki son damlalardır denizimizden süzülen bir o kadar sade, bir o kadar büyük... gümüş vedalar akar akarsular içlerinde nokta nokta altın mutluluklarla... özlenen bir çift yürektir kimi zaman... ya da geri gelmesi henüz mümkün olmayan anlardır, teknolojiye yenilmediğimize dua ettiğimiz anlardan birisinde... gitme değildir son kelime, gitmek de merhabanın bir parçası değil midir?
'merhaba' dediğinde başlayanlardır, içindeki bugün anlatamadığın buruk şarabın tadı. tek sesle söylenen bir halk türküsü gibidir, bir başlama yeter arkada tek telden çalan. merhabanın sonunda bu cılız haykırış kalır her zaman, o ilk ve son andır en unutulmayan. sabahlara hayır etmiştir selam, akşamlara buyur kalmıştır vedan. beklediğimiz ve gördüklerimiz, planlarımıza sızdıramadığımız hayatın son demleri... her merhabanın getirdiği her veda, her vedanın bilmediği ilk merhaba... kıymet bilmez ya kimi zaman dünya, kim seni unutmamış ki?
birbirine bakan iki genç filiz, yerini büyütemedikleri iki yüreğe bırakırlar... öğrenmek değil ki yaşamak, görmeden bilemezsin ki? kim anlar senin bildiklerini, sen öğretilerek bilmedin ki? sonuç, sonsuz yokluğun... bu sonsuz yokluğun bir çıkarı bile yok, en acısı da çıkarı bile olmayan bir yokluğa teslim olmak değil mi?
bir merhaba, bir veda... ikisini toplasan belki bir ömür... ne başı belli ne sonu... ve ikisinin de hiç acelesi yok üstelik... geldiklerini de bilirsin gittiklerini de... gidecek son yoldur veda, biletler her an cebinde... herşey bir merhaba ile başladı, şimdi veda ile son bulmalı... herşey doğru şekilde yapılmalı, doğru benim doğrularımdan olduğu sürece... senin doğrularınla baş edemeyen hayat, belki boyun eğer benim doğrularıma... söz senin vedana geldiğinde kendi törenim olmalı en azından, vedana dur diyememedir acizliğim... bir merhaba, bir veda... arasında bir ömür... hoşgeldin, elveda...
***
söylemek için üzerinde fazlasıyla düşünmek gereken,kalıcı olan,üzen söz öbeği. söyleyen için de söylenen kişi için de bişeylerin sonuna gelindiğini gösterir,acıtır.
sözleriyle insanın içini burkan ama müziğiyle huzur veren sefarad şarkısı.
bu aşkta son yolculuk
seninle son gülüşmemiz
seneler sonr bir özlem
yada hatıra olsun sevgimiz
elveda elveda rüyalar
o güzel masallara
elveda aşkım
elveda elveda umutlara
birlikte yarınlara
elveda aşkım
bu aşkın son gözyaşı
seninle son buluşmamız
seneler sonra bir anı
yada yadigar olsun aşkımız
elveda elveda rüyalara
o güzel masallara
elveda aşkım
elveda elveda umutlara
birlikte yarınlara
elveda aşkım
elveda elveda
artık çok yorulmuşum
elveda aşkım
'elimde ne kaldı ki adına, adıma, adımıza...
niye ..rabbim niye diye isyanın doruğuna geliyorum bazen
sonra beni ayakta tutan bişeyler var,bunu idrak ediyorum
seviliyorum, seviyorum
aidiyetim allaha, niye harab edeyim diyorum
kendime geliyorum, silkiniyorum
anlamayacaksın hiç biliyorum..elveda diyorum sessizce bilmeden sen, görmeden hissetmeden ..
hissedemeden...'
şeklinde dizeler yazdıran, o söylenmeyesi sözcük..