deniz feneri nedir ?
-
denizde yolculuk yapan gemi, vapur gibi bilimum tasitlarin yonlerini bulmasi ve karaya carpmamasi icin gece etrafina isik sacan yapi.
-
bir yaşar kurt şarkısı
sen uzakta yanan deniz feneri
sesimi duyuyor musun
sesimi duyuyor musun
bana el salla deniz feneri
e hadi el salla
oysa yürüyordum sadece
oysa yürüyordum sadece
yürüyordum sadece.
(20/5/2006 16:28 ~ 25/04/2006 15:01, pena)
-
virgina woolf'un anlatım tarzı oldukça ilginç bir o kadar da insanı bayan sonuna kadar sabredemeyip bıraktıran kitabı.
ayrıca otoritelere göre en ünlü ve beğenilen kitabıymış*
(20/5/2006 17:16 ~ 25/04/2006 15:01, andersson)
-
bir behçet aysan şiiri dir. orjinal hali deniz feneri dir.
sabaha böyle bir ağaç hışırtısı
saatin 03'ü vurduğu zamanlar
iki yüreği birden ayağa kaldırırdı.
ayaklanan yüreklerden biri olimpos'a gizlenirdi
biri anadolu bozkırında.
tam o vakit, suların koşarak
rüzgara aktığı
gökyüzünün uçsuz bucaksız denizi durulurdu.
bir durulan deniz bendim
biri karşı kıyılarda
ve sabah onun için bir yol bulunurdu
akmaya
kibele koşar gelirdi.
ve yine öylesi bir anda
bir salyangoz tırmanırdı aynı inciri
bir küflü kilidin tık sesi duyulur
saksılarda aynı sardunyaların gerinmesi
bir yaşlı kadın kalkar
suskun adımlarla yürür
terliklerini giyer
istavroz çıkarır veya yasin
okurdu
kilometrelerce uzakta
ve aynı anda.
keder bir buğu gibi yükselirdi
bir şiir başladığı dizeleri yazar
ocaktaki ateş çıtırtılarla yanardı.
uçmaya
hazırlanan külrengi bir kuş
beş uzun yıl sonra sürgünden
dönen bir adamın odasına
girebilirdi.
hasret girebilirdi
direnme girebilirdi
yitirilmiş bir aşk girebilirdi.
adam odadan çıkar giderdi.
çünkü ayios pavlos cezaevinin
ve kartal maltepe' nin avlusunda
düşünceli dolaşan birinin gölgesiydi.
gölgesiydi gölgelenmiş güneşin
umudun öldürülüğünün
postalların bütün güzellikleri
çiğnemesinin
zakkumun ve bethoven' in
şiirin ve aşkın
yasak ediliğinin gölgesiydi.
oydu
ter ince bir ırmak gibi akarken
spil dağı eteklerinde
ve tırhala'da tütüne koşan
yüzü aynı esmer reçber.
başka bir yerde başka bir esmer yüz
mazgalların arasından
gökyüzüne bakıyordu
ürkek sarı
kaçak yıldızlara
başının üstünde mazgallarda
nöbetçilerin ayak sesleri.
üç gün önce getirmişlerdi
üç gün üç gece
sadece zeytin
ekmek ve sigara.
demir kapıda küçük bir delik
havalandırma
yukarda ürkek
sarı kaçak yıldızlar.
tutuklunun adı
takis petrulastı.
belki de onun türkçesiydi.
o gece yarısı
oturdu ilk şiirini yazdı.
-
yalnızlığın ve fedakarlığın simgesi. varlığından kimsenin rahatsiz olmadığı ama yokluğunda hep bir şeylerin eksik olduğu bir deniz feneri olmak. ya da olmayı istemek. martılardan hiç gidemediğin, göremediğin yerleri dinlemek, onlara imrenmek. ama hep yapmak zorunda olduğun şeyi hatırlayıp sadece kıskanmak onları. ama sadece onları. karaya oturmak üzereyken elinden tuttuğun bir gemiye aşık olmak, ve geri geleceği günü dört gözle beklemek.
ne kadar da bize yakınmışlar oysa, ne kadar sıkılan ruhuma arkadaş olabiliyorlarmış oysa. durup durup seyretmek istiyorum onları belli belirsiz ve hiçbir zaman onların önemini anlamayacak sağa sola koşturan gemileri. ben deniz feneri olmak istiyorum, martıları kıskanan, gemilere yol gösteren, yalnız ama bir o kadar da huzurlu, bir deniz feneri olmak istiyorum. biliyorum çok şey istiyorum. ama işte olmayı diliyorum sizlere aldırmaksızın...
-
deniz feneri derneği programının sunucusu uğur arslan 'ın şiirinin adıdır.
deniz feneri
sen, deniz feneri
hüzünlü bir kış günü başladı yolculuğun
çocukluğun yıkık kentlerde
ve kesme kaya caddeli ahşap evlerde geçti.
okuma yazmayı öğrendiğin
gazetelerdeki terör sayfaları
ve haliç tersanelerinde korsanlar
evden çıkarken vedalaşırdı babalarla evlatlar...
her sokağın başında anaların isyanı dururdu
ve günler kısa ama geceler uzun olurdu.
bir kurşun bir liraya
ve bir hayat bir kurşuna mal olur,
senin doğduğun yerlerde
insanlar can evinden vurulurdu.
sen deniz feneri
sarayburnu'nun dimdik delikanlısı
yavuz zırhlısında deniz piyade eri
yetmiş ikiye dört çakı gibi asker
arkadaşının kaza kurşunu izini sırtında taşıyan
ve giderken bıraktığı sevdiğini döndüğünde bulamayan...
yıkar mı bizi bu sevda!
bir aşk delikanlıyı bozar mı be adam?
hadi kalk!
eski günlerde olduğu gibi
karanlığa yine ışıkk yak!
arka bahçedeki mahalle kavgalarında
kaşına sapan taşı geldiği günden beri
hani kanına kanımı sürdüğüm o günden beri
can dostum ve kan dostum
ister kalbine gömdüğün sevdamın aşkına
ister allah'ın aşkına
kalk bir ışık yak ve bir kor düşür yüreğimize
savaşmak ne güzel bir şey uğruna
ve yeniden âşık olmak...
ve sen deniz feneri
sarayburnu'nun dürüst delikanlısı
kalbine gömdüğün aşkın
gönlündeki sevdan ve aydınlık gözlerinle
senin işin karanlığa korkuturcasına bakmaktı
ve sana en yakışmayan şey ağlamaktı.
deniz feneri
unutmadık o günleri
sevdamız yüreğimizde gizli kalır
ve mahallenin kızına âşık olmak
ayıp sayılırdı
bir kıza âşık olmak bir de parkayı çıkarmak haramdı
ve dünya dedikleri şey yalandı...
paranın geçmediği günler vardı gençliğimizde
ve namerdin yıkamadığı mertliğimiz
silah çekmek ve tesbih sallamak değildi delikanlılık
tesbihi çekmek, silahı saklamaktı
yazık...
gün geldi delikanlılık kabadayılığa yenildi
sonra üç kuruşa satılan sevdalar ve ucuz aşklar
artık senin işin değildi...
sen deniz feneri
sarayburnu'nun dik ve yitik delikanlısı
ne geçmişten yükselen ağıtlar anlıyor seni
ne de geleceğe satılan aşklar
sen doğarken bir ölüm şaşkınlığıyla
gökyüzüne uzanmış düşmanlık türküleri
suçüstü yakalanırken en güzel umutların
gözlerini bir ihanet anında açmışlığın
ve yakmışlığın gecenin karanlığına en derin aydınlığını
hey deniz feneri!
parayla satın alınamayacak aşkların sevdalısı
çektiğin çileleri özenle saklıyorsun seyir defterinde
sarayburnu'nun dimdik ve yakışıklı delikanlısı...
gidiyorsun belki deniz feneri
sana "kal" diyemem giderken
sevmek kadar ölmek de kader
ama giderken bile ışığın yol göstersin kayıp gemilere
gözlerin gökyüzünü aydınlığa bürüsün
ve sen ölsen bile bir gün
nâmın yürüsün
ve sen ölsen bile bir gün
nâmın yürüsün...
-
tüm şairler gibi fazıl hüsnü dağlarca da yazmış bir deniz feneri şiiri;
uzanmış koca burun açık denize doğru,
lacivert ve gri gecenin değerinde.
karanlıkla başlar bir dünya sevgisi,
deniz feneri parlar,
talihe aldırmadan kayalar üzerinde.
bulutlar birleşir alaca düzlüklerde,
çöker uzak limanlardan bir sis.
bir sıkıntı başlar karanlığında kaderin,
bildirir, yanınca yanınca,
ömrün neresindesiniz, aşkın neresindesiniz?
yüreğin mi daralıyor, yıldız ışığında,
bırak anılar gitsin biraz daha geri.
ruhu götürmeden vakit yürüyebilir,
düğün nasıl durmuş sabırla yüzlerce yıl,
hep bu benekte bu deniz feneri.
bak deniz savaşlarına, yaşlı korsanlara,
uçan dalgalara, uyuyan rüzgara bakmış,
bir tek göz kadar kara ve mavi,
enginle boş,
kısmetsiz balıkçılara bakmış.
saçlarında tuz kokan, ölü kokan bir serinlik,
yüzünde bir fırtına tadı.
durursun yorgun, umutsuz,
birden bir daha yanıp söner, sevinçle titrersin,
bir şey, belki de yaşaman uzadı.
yaslıdır dulların ölçülmez özleminde,
güçlüdür kocaman geceleri taşır.
delidir, konumaz, uyumaz,
sonrasızlığın iyiliğini bekler, kötü günlerden,
akıllıdır.
sarhoş gemilerimiz sallanır sallanır,
gömülmüş kasırgaların uykusuyla belli,
kayalar mezarlara benzer enginlerden,
duyulur sudan göğe kadar,
"ölüsü kandilli."
vakit yok olur, zamandan boşalır varlık,
düşmez burçlardan haber.
bir uğursuzlukla ağır ve yorgun,
bütün insanlar bitti sanırsınız,
deniz feneri gülümser.
(17/2/2007 14:13 ~ 25/04/2007 15:35, kleobarb)
-
tepesinde güçlü ışık saçan fener bulunan kuleler. fenerin ışığı elektrik, asetilen gazı ya da apetrolden elde edilir. deniz fenerleri konum belirleme dışında tehlikelerden haberdar olma amaçlı da kullanılır. navigasyon sistemelerinin gelişmesiyle kullanımları azalmıştır.
-
gemilerin yön bulmasına, karaya oturmamasına yardımcı olan üst kısmı ışık yansıtan kulelerdir...günümüzde teknolojinin ilerlemesi ile pabucu dama atılmış gibi görünse de denizcilikte yeri çok büyüktür...fıkra gibi olaylarda da başrol oynamışlığı vardır şekil a'da görüldüğü gibi;
şekil a:
amerikan deniz kuvvetlerine ait savas gemisi missouri'nin gorevlileriyle, newfoundland'da gorevli kanadali yetkililer arasinda 1995 yilinda yapilan ve tümüyle gercek olan bu telsiz gorusmesi amerikan deniz kuvvetleri tarafindan ayni yil aciklanmistir.
* carpismayi onlemek icin lutfen rotanizi 15 derece kuzeye cevirin, tamam.
* carpismayi onlemek icin biz, sizin rotanizi 15 derece guneye cevirmenizi oneriyoruz, tamam.
* amerikan deniz kuvvetleri gemisinin komutani konusuyor, tekrar ediyorum rotanizi degistirin, tamam.
* hayir, biz rotamizi degistiremeyiz. tekrar ediyorum, siz rotanizi degistirin, tamam.
*burasi amerikan ucak gemisi missouri. adimizi duymamis olanlara animsatiyoruz, amerikan deniz kuvvetlerinin buyuk savas gemisi missouri'yiz. lutfen sakanizdan ya da inadinizdan vazgecin, derhal rotanizi degistirin, hem de hemen simdi, tamam.
*peki uss/missouri. biz de size kendimizi tanitalim. burasi deniz feneri, tamam
(9/8/2008 14:56 ~ 09/09/2008 15:57, che)
-
-
-
(29/9/2008 19:06 ~ 29/09/2008 19:27, che)
|
Yamaha Türkiye Distribütorü
doremusic
|