deniz feneri nedir ?

deniz feneri [*]

  1. denizde yolculuk yapan gemi, vapur gibi bilimum tasitlarin yonlerini bulmasi ve karaya carpmamasi icin gece etrafina isik sacan yapi.
    (16/2/2006 12:22, oyuncak tanri)

  2. bir yaşar kurt şarkısı

    sen uzakta yanan deniz feneri
    sesimi duyuyor musun
    sesimi duyuyor musun
    bana el salla deniz feneri
    e hadi el salla

    oysa yürüyordum sadece
    oysa yürüyordum sadece
    yürüyordum sadece.
    (20/5/2006 16:28 ~ 25/04/2006 15:01, pena)

  3. virgina woolf'un anlatım tarzı oldukça ilginç bir o kadar da insanı bayan sonuna kadar sabredemeyip bıraktıran kitabı.
    ayrıca otoritelere göre en ünlü ve beğenilen kitabıymış*
    (20/5/2006 17:16 ~ 25/04/2006 15:01, andersson)

  4. bir behçet aysan şiiri dir. orjinal hali deniz feneri dir.

    sabaha böyle bir ağaç hışırtısı
    saatin 03'ü vurduğu zamanlar
    iki yüreği birden ayağa kaldırırdı.

    ayaklanan yüreklerden biri olimpos'a gizlenirdi
    biri anadolu bozkırında.

    tam o vakit, suların koşarak
    rüzgara aktığı

    gökyüzünün uçsuz bucaksız denizi durulurdu.
    bir durulan deniz bendim
    biri karşı kıyılarda

    ve sabah onun için bir yol bulunurdu
    akmaya

    kibele koşar gelirdi.

    ve yine öylesi bir anda
    bir salyangoz tırmanırdı aynı inciri
    bir küflü kilidin tık sesi duyulur
    saksılarda aynı sardunyaların gerinmesi

    bir yaşlı kadın kalkar
    suskun adımlarla yürür

    terliklerini giyer

    istavroz çıkarır veya yasin
    okurdu

    kilometrelerce uzakta
    ve aynı anda.

    keder bir buğu gibi yükselirdi
    bir şiir başladığı dizeleri yazar

    ocaktaki ateş çıtırtılarla yanardı.

    uçmaya
    hazırlanan külrengi bir kuş

    beş uzun yıl sonra sürgünden
    dönen bir adamın odasına

    girebilirdi.

    hasret girebilirdi
    direnme girebilirdi
    yitirilmiş bir aşk girebilirdi.

    adam odadan çıkar giderdi.
    çünkü ayios pavlos cezaevinin
    ve kartal maltepe' nin avlusunda

    düşünceli dolaşan birinin gölgesiydi.

    gölgesiydi gölgelenmiş güneşin
    umudun öldürülüğünün

    postalların bütün güzellikleri
    çiğnemesinin
    zakkumun ve bethoven' in
    şiirin ve aşkın
    yasak ediliğinin gölgesiydi.

    oydu
    ter ince bir ırmak gibi akarken
    spil dağı eteklerinde
    ve tırhala'da tütüne koşan
    yüzü aynı esmer reçber.

    başka bir yerde başka bir esmer yüz
    mazgalların arasından

    gökyüzüne bakıyordu

    ürkek sarı
    kaçak yıldızlara

    başının üstünde mazgallarda
    nöbetçilerin ayak sesleri.

    üç gün önce getirmişlerdi
    üç gün üç gece

    sadece zeytin
    ekmek ve sigara.

    demir kapıda küçük bir delik
    havalandırma

    yukarda ürkek
    sarı kaçak yıldızlar.

    tutuklunun adı
    takis petrulastı.

    belki de onun türkçesiydi.

    o gece yarısı
    oturdu ilk şiirini yazdı.
    (29/1/2007 23:53 ~ 25/04/2007 15:06, raskolnikov)

  5. yalnızlığın ve fedakarlığın simgesi. varlığından kimsenin rahatsiz olmadığı ama yokluğunda hep bir şeylerin eksik olduğu bir deniz feneri olmak. ya da olmayı istemek. martılardan hiç gidemediğin, göremediğin yerleri dinlemek, onlara imrenmek. ama hep yapmak zorunda olduğun şeyi hatırlayıp sadece kıskanmak onları. ama sadece onları. karaya oturmak üzereyken elinden tuttuğun bir gemiye aşık olmak, ve geri geleceği günü dört gözle beklemek.
    ne kadar da bize yakınmışlar oysa, ne kadar sıkılan ruhuma arkadaş olabiliyorlarmış oysa. durup durup seyretmek istiyorum onları belli belirsiz ve hiçbir zaman onların önemini anlamayacak sağa sola koşturan gemileri. ben deniz feneri olmak istiyorum, martıları kıskanan, gemilere yol gösteren, yalnız ama bir o kadar da huzurlu, bir deniz feneri olmak istiyorum. biliyorum çok şey istiyorum. ama işte olmayı diliyorum sizlere aldırmaksızın...
    (30/1/2007 00:33 ~ 25/04/2007 15:09, hic heptir hep de hic)

  6. deniz feneri derneği programının sunucusu uğur arslan 'ın şiirinin adıdır.

    deniz feneri

    sen, deniz feneri
    hüzünlü bir kış günü başladı yolculuğun
    çocukluğun yıkık kentlerde
    ve kesme kaya caddeli ahşap evlerde geçti.
    okuma yazmayı öğrendiğin
    gazetelerdeki terör sayfaları
    ve haliç tersanelerinde korsanlar
    evden çıkarken vedalaşırdı babalarla evlatlar...

    her sokağın başında anaların isyanı dururdu
    ve günler kısa ama geceler uzun olurdu.
    bir kurşun bir liraya
    ve bir hayat bir kurşuna mal olur,
    senin doğduğun yerlerde
    insanlar can evinden vurulurdu.
    sen deniz feneri
    sarayburnu'nun dimdik delikanlısı
    yavuz zırhlısında deniz piyade eri
    yetmiş ikiye dört çakı gibi asker
    arkadaşının kaza kurşunu izini sırtında taşıyan
    ve giderken bıraktığı sevdiğini döndüğünde bulamayan...

    yıkar mı bizi bu sevda!
    bir aşk delikanlıyı bozar mı be adam?

    hadi kalk!
    eski günlerde olduğu gibi
    karanlığa yine ışıkk yak!

    arka bahçedeki mahalle kavgalarında
    kaşına sapan taşı geldiği günden beri
    hani kanına kanımı sürdüğüm o günden beri
    can dostum ve kan dostum
    ister kalbine gömdüğün sevdamın aşkına
    ister allah'ın aşkına

    kalk bir ışık yak ve bir kor düşür yüreğimize
    savaşmak ne güzel bir şey uğruna
    ve yeniden âşık olmak...

    ve sen deniz feneri
    sarayburnu'nun dürüst delikanlısı
    kalbine gömdüğün aşkın
    gönlündeki sevdan ve aydınlık gözlerinle
    senin işin karanlığa korkuturcasına bakmaktı
    ve sana en yakışmayan şey ağlamaktı.

    deniz feneri
    unutmadık o günleri
    sevdamız yüreğimizde gizli kalır
    ve mahallenin kızına âşık olmak
    ayıp sayılırdı
    bir kıza âşık olmak bir de parkayı çıkarmak haramdı
    ve dünya dedikleri şey yalandı...

    paranın geçmediği günler vardı gençliğimizde
    ve namerdin yıkamadığı mertliğimiz
    silah çekmek ve tesbih sallamak değildi delikanlılık

    tesbihi çekmek, silahı saklamaktı
    yazık...
    gün geldi delikanlılık kabadayılığa yenildi
    sonra üç kuruşa satılan sevdalar ve ucuz aşklar
    artık senin işin değildi...
    sen deniz feneri
    sarayburnu'nun dik ve yitik delikanlısı
    ne geçmişten yükselen ağıtlar anlıyor seni
    ne de geleceğe satılan aşklar

    sen doğarken bir ölüm şaşkınlığıyla
    gökyüzüne uzanmış düşmanlık türküleri
    suçüstü yakalanırken en güzel umutların
    gözlerini bir ihanet anında açmışlığın
    ve yakmışlığın gecenin karanlığına en derin aydınlığını

    hey deniz feneri!
    parayla satın alınamayacak aşkların sevdalısı
    çektiğin çileleri özenle saklıyorsun seyir defterinde
    sarayburnu'nun dimdik ve yakışıklı delikanlısı...

    gidiyorsun belki deniz feneri
    sana "kal" diyemem giderken
    sevmek kadar ölmek de kader
    ama giderken bile ışığın yol göstersin kayıp gemilere
    gözlerin gökyüzünü aydınlığa bürüsün
    ve sen ölsen bile bir gün
    nâmın yürüsün
    ve sen ölsen bile bir gün
    nâmın yürüsün...
    (30/1/2007 00:44 ~ 09/09/2007 16:08, araftayananmum)

  7. tüm şairler gibi fazıl hüsnü dağlarca da yazmış bir deniz feneri şiiri;
    uzanmış koca burun açık denize doğru,

    lacivert ve gri gecenin değerinde.

    karanlıkla başlar bir dünya sevgisi,

    deniz feneri parlar,

    talihe aldırmadan kayalar üzerinde.



    bulutlar birleşir alaca düzlüklerde,

    çöker uzak limanlardan bir sis.

    bir sıkıntı başlar karanlığında kaderin,

    bildirir, yanınca yanınca,

    ömrün neresindesiniz, aşkın neresindesiniz?



    yüreğin mi daralıyor, yıldız ışığında,

    bırak anılar gitsin biraz daha geri.

    ruhu götürmeden vakit yürüyebilir,

    düğün nasıl durmuş sabırla yüzlerce yıl,

    hep bu benekte bu deniz feneri.



    bak deniz savaşlarına, yaşlı korsanlara,

    uçan dalgalara, uyuyan rüzgara bakmış,

    bir tek göz kadar kara ve mavi,

    enginle boş,

    kısmetsiz balıkçılara bakmış.



    saçlarında tuz kokan, ölü kokan bir serinlik,

    yüzünde bir fırtına tadı.

    durursun yorgun, umutsuz,

    birden bir daha yanıp söner, sevinçle titrersin,

    bir şey, belki de yaşaman uzadı.



    yaslıdır dulların ölçülmez özleminde,

    güçlüdür kocaman geceleri taşır.

    delidir, konumaz, uyumaz,

    sonrasızlığın iyiliğini bekler, kötü günlerden,

    akıllıdır.



    sarhoş gemilerimiz sallanır sallanır,

    gömülmüş kasırgaların uykusuyla belli,

    kayalar mezarlara benzer enginlerden,

    duyulur sudan göğe kadar,

    "ölüsü kandilli."



    vakit yok olur, zamandan boşalır varlık,

    düşmez burçlardan haber.

    bir uğursuzlukla ağır ve yorgun,

    bütün insanlar bitti sanırsınız,

    deniz feneri gülümser.
    (17/2/2007 14:13 ~ 25/04/2007 15:35, kleobarb)

  8. tepesinde güçlü ışık saçan fener bulunan kuleler. fenerin ışığı elektrik, asetilen gazı ya da apetrolden elde edilir. deniz fenerleri konum belirleme dışında tehlikelerden haberdar olma amaçlı da kullanılır. navigasyon sistemelerinin gelişmesiyle kullanımları azalmıştır.
    (21/12/2007 21:49 ~ 29/09/2007 22:30, ernestodeniz)

  9. gemilerin yön bulmasına, karaya oturmamasına yardımcı olan üst kısmı ışık yansıtan kulelerdir...günümüzde teknolojinin ilerlemesi ile pabucu dama atılmış gibi görünse de denizcilikte yeri çok büyüktür...fıkra gibi olaylarda da başrol oynamışlığı vardır şekil a'da görüldüğü gibi;
    şekil a:

    amerikan deniz kuvvetlerine ait savas gemisi missouri'nin gorevlileriyle, newfoundland'da gorevli kanadali yetkililer arasinda 1995 yilinda yapilan ve tümüyle gercek olan bu telsiz gorusmesi amerikan deniz kuvvetleri tarafindan ayni yil aciklanmistir.
    * carpismayi onlemek icin lutfen rotanizi 15 derece kuzeye cevirin, tamam.
    * carpismayi onlemek icin biz, sizin rotanizi 15 derece guneye cevirmenizi oneriyoruz, tamam.
    * amerikan deniz kuvvetleri gemisinin komutani konusuyor, tekrar ediyorum rotanizi degistirin, tamam.
    * hayir, biz rotamizi degistiremeyiz. tekrar ediyorum, siz rotanizi degistirin, tamam.
    *burasi amerikan ucak gemisi missouri. adimizi duymamis olanlara animsatiyoruz, amerikan deniz kuvvetlerinin buyuk savas gemisi missouri'yiz. lutfen sakanizdan ya da inadinizdan vazgecin, derhal rotanizi degistirin, hem de hemen simdi, tamam.
    *peki uss/missouri. biz de size kendimizi tanitalim. burasi deniz feneri, tamam
    (9/8/2008 14:56 ~ 09/09/2008 15:57, che)

  10. (bkz: el feneri)
    (9/9/2008 11:52, buura)

  11. (bkz: keriz feneri)
    (12/9/2008 23:16, emiliano)

  12. (29/9/2008 19:06 ~ 29/09/2008 19:27, che)

doremusic yamaha

Yamaha Türkiye Distribütorü
doremusic