f1 de efsana kabul edilen brezilyalı pilot..1994 te imola da yaptığı kaza sonrası hayatını kaybetmiştir..şimdi schumi nin uzun senelerde kırdığı rekorlar onun kısa sürede gerçekleştirdiği başarılardır...
varsıl bir toprak sahibinin oğlu olarak brezilya'nın sao paulo kentinde doğan senna, babasının desteğiyle daha dört yaşındayken kart sürmeye başlamış, ilk kart yarışına da 13 yaşındayken katılmıştır. yarışlara olan isteğinin en büyük nedeni o yıllarda ünlenen ve brezilya'ya ilk formula bir dünya birinciliğini 1972'de kazandıran başka bir sao paulo'lu, emerson fittipaldi'dir. babasının senna'nın yarışına en büyük katkısı, 10 yıl kadar önce emerson fittipaldi'ye kart birincilikleri kazandırmış olan motor bakımcısı ispanyol asıllı tche'yi oğlunun kart motorları için tutmasıdır.
ayrton senna, ilk kart yarışına sao paulo interlagos'da 1 temmuz 1973'de girmiş ve kazanmıştır. bu başarıdan sonra tüm okul çıkışlarında tche'nin işliğine koşan senna, burada ileride döneminin en teknik sürücüsü olmasını sağlayacak bilgilerin temelini atmıştır. ilk katıldığı yarışı kazandıktan yalnızca iki hafta sonra sao paulo kış yarışlarında yıldızlar sınıfında birinci olan senna, yaz döneminde de "yıldızlar birinciliğini" tümüyle kazanmıştır.
senna, daha bu yaşlarda, ne kadar yetenekli olursa olsun, yarışlarda başarının arabanın niteliği ile sınırlı olduğunu ve nitelikli arabayı elde etmenin de kendini doğru yerde, doğru zamanda, doğru kişilerin desteği ile ve doğru bir biçimde sunmaktan geçerek kalabalık içerisinden sıyrılmak olduğunu anlamıştır.
ayrton senna, 1989 yılı imolabir sonraki yil brezilya kart birinciliğini, sonra da 1976'da sao paulo büyükler birinciliğini ve yeni 100cc'lik kartıyla büyük üç saatlik yarışı kazanan senna, bu dönemde sonradan ünlü olacak sarı kaskıyla ilk kez yarışmıştır. 17 yaşındayken güney amerika kart birinciliğini kazanan senna, daha sonra dünya birinciliğinde de birkaç kez ikincilik kazanmıştır.
güney amerika kart birinciliğinden sonra, 1978'de güney amerika dışına ilk gezisini le mans'daki dünya kart birinciliğine katılmak için yapmış, bu arada babası ona avrupa'nın en iyi kart yapımcıları 'parilla kardeşler'den bir deneme sürüşü ayarlamıştır. senna alışık olmadığı parma-pancrazio yarış yolunda parilla takımının baş sürücüsü ve kendisi de le mans yarışına hazırlanan 1973 dünya kart birincisi tery fuerton ve öteki yarışçıları geçerek birinci olunca, parilla takımının ikinci yarışçısı olarak kendisiyle sözleşme yapılmıştır. le mans'da sıralama yarışında senna üçüncü olarak coşku yarattıysa da, asıl yarışı ancak altıncı bitirebilmiştir. üç hafta sonra yine parilla takımıyla yarıştığı japonya'da sugo'da dördüncü olmuştur.
avrupa'da san marino kart büyük ödül'ünü kazanmadan önce 1978'de güney amerika kart birinciliğinde ve sonrasında da portekiz'deki dünya birinciliğinde ikincilikleri vardır. 1980 ile 1981'de brezilya birinciliklerini kazansa da, dünya birinciliğini hiç kazanamamıştır. 1980'de yine dünya birinciliğinde ikinci olmuş, sonraki yıllarda motor aksaklıkları nedeniyle dördüncü ve ondördüncüluk ile yetinmek zorunda kalmıştır.
19 yaşında çocukluk arkadaşı lilian vasconcelos souza ile evlenen senna, babasının isteği ile başladığı ve bitirdikten sonra aile kuruluşunu yönetmesi yönünde bir adım olan işletme eğitimini yarıda bırakarak "araba yarışçısı" olmaya ve ingiltere'nin yolunu tutmaya karar vermiştir. kasım 1980'de ingiltere'ye gelen ayrton artık ne yapmak isteğinden emindir. o yarışmak için doğmuştur. hemen kendisine bir sponsor arayışına girişir. bir arkadaşının yardımıyla, van diemen formula ford 1600 arabasındaki deneme sürüşü kötü gittiyse de, yeteneğini anlayan van diemen yöneticisi onu takıma almıştır. artık formula 3000'dedir. f1 öncesi son durak olan formula 3000'de ki başarıları ve birinciliği frank williams ın dikkatini çeker. artık 23 yaşında olan ayrton, williams takımı için deneme sürücülüğü önerisini benimseyerek f1 kapılarını aralar. 1984 dönemi içinde bir efsaneye giden ilk yola girer ve toleman takımıyla f1'a adım atar.
ayrton formula 3000 boyunca babasının soyadı olan da silva yı kullanmıştı. brezilya'daki yasalarda doğan her çocuğa hem annenin hem de babanın soyadı verilir (afrikalı köle erkeklerin portekizli kadınlarla evlenmeleri sonucu doğan çocukları portekiz ırkına sokabilmek için kullanılmıştı). ayrton, bu arada "da silva" olan çok yaygın soyadının yerine annesinin kızlık soyadı olan "senna" soyadını kullanmaya başlamıştır.
üç yıl sonra, 1984 yılında toleman-hart f1 takımıyla ilk kez f1 ile tanışan senna, özellikle yağmurlu bir ortamda yarışılan monako büyük ödül (grand prix) yarışı ile izleyenleri yetenekleri konusunda etkilemiştir. 1985'de lotus takımına katılan senna, portekiz'deki estoril'de ilk grand prix yarışını kazanmıştır.
iştete gerçekten bir efsane,yağmurlu günlerde bile korkmadan yardırmasıyla tanınan kusursuz adam,sarı kaskını dikiz aynasında gören her pilot korkudan zangırdardı. bi nigel mangsell kapışaçak gücü bulmuştu kendisinde, fakat o da boyunun ölçüsünü aldı ayrton'dan.
ölümüne gelince; vidyoları izlerseniz duvara çarpmadan önceki araç içi görüntüde tam yoldan çıktığı andan sonrası yok. bu akıllarda bi soru işareti olarak kaldı ve arkasından takip eden zamanın bennetton ford pilotu schumi(garibanım hep arkadan takip edebildi senna'yı)'nin araç içi kayıtlarında da o bölüm yok. kafalar karışık olsa da 275 km/h bölü hızla gelen ölüm çok acı olsa gerek...
tam ismi ayrton senna da silva olan formula 1 efsanevi pilotlarındandır.o talihsiz kazadan önce verdiği bir röportajda yarislar,rakiplerle mücadele benim kanimdadir,benim bir parçam ve hayatimin bir bölümüdür.eger sonuçta hayatima mal olacak bir kaza geçireceksem,tek dilegim herseyin bir anda ve hemen olmasidir.tekerlekli sandalyeye mahkum kalmak istemem veya hastane köselerinde yillarca sürünmek te istemem.yasayacaksam,herseyimle ve bir bütün olarak yasamaliyim.yarim olarak yasamak beni mahveder." demiştir. ve dediği gibi yaşamına veda etmiştir.cenazesinde brezilyada o güne kadar toplanmamış bir kalabalık oluşmuştur.
ne yazılsa az. o efsane, o en iyisi. evet günümüzde schumacher neredeyse tüm rekorlarını kırmıştır ama yüzdeye vurulduğunda senna'nın başarısı schumacherden çok daha fazladır. ve aslında bizim sayfalarca anlatamayacağımızı o tek cümleyle anlatmıştır: ''racing is in my blood''