avrupa ekonomik toplulugu olarak kurulmustur. sonrasinda avrupa birligi adini almistir. baskanligi alti aylik donemlerle uye ulkelerin basbakanlari yada kendi isteklerine gore disisleri bakanlari tarafindan yapilir. uye olmak icin once aday adayi, ardindan aday olmak gerekir. birlik uyesi olmak icin ulkenin ve birligin mevzuatlarinin temel konularda ortak noktalarinin cogunlukta olmasi gerekmektedir.
ilk olarak sadece ekonomik isbirligi amaciyla kurulmus ancak zamanla avrupa birlesik devletlerine dogru gitmeyi hedeflemektedir.
tek bir devlet olma konusunda ki hamleleri;
gumruk birligi antlasmasi
sinir kapilarinin kaldirilmasi ve serbest dolasim
ortak para birimi* kullanmaktir.
bu gelisimler almanyanin siyasi butunlugunu saglamasi sureci ile paralellik gosterir. *
ilk olarak 1959 yilinda basvurdugumuz fakat halen bizi somurmeye devam eden birlik bizi almiyacaklarini bildigimiz halde halen girmeye calistigimiz birlik. ayrica uye olmadan gumruk birligine alinan tek ulke turkiyedir yillardir ulkemizi somurmektedirler eger birgun uye olursak daha da somureceklerdir ayrica ulkemi parcalamak icin elinden geleni yapan birliktir
fransa ile almanya'nin ikinci dunya savasindan sonra barismasiyla temelleri atilmistir.aralarina benelux ulkelerini ve italya yi alarak avrupa ekonomik toplulugunu kurarlar.fransa ilk basta bu toplulugu a.b.d. ye karsi bir denge unsuru olarak gorse de ingiltere'nin de birlige katilmasi yuzunden birligin boyle bir role burunmesi artik mumkun gorunmemektedir.ne de olsa ingiltere,a.b.d. nin uydusudur ve a.b.d. nin turkiye'nin uyeligini desteklemesinin birincil nedeni de budur.
içine girmek için debelendiğimiz kurum.
benim olaya yaklaşımım aynen atanın yaklaşımı gibidir... *
efendiler avrupa'nin bütün ilerleme yükselmesine ve medenileşmesine karşilik türkiye tam tersine gerilemiş ve düşüş vadisine yuvarlanadurmuştur. artik vaziyeti düzeltmek için mutlaka avrupa'dan nasihat almak, bütün işleri avrupa'nin emellerine gore yapmak bütün dersleri avrupa'dan almak gibi bir takim zihniyetler belirdi halbuki, hangi istiklal vardir ki ecnebilerin nasihatleriyle, ecnebilerin planlariyla yükselebilsin?..
tarih böyle bir hadiseyi kaydetmemiştir.
k.atatürk
son dönemlerde aşırı sağın hızla yükseldiği topluluktur. aşırı sağ ile birlikte göze çarpan şeylerden biri de türk düşmanlığının yükselişidir. son yapılan iki seçimde almanya ve fransa gibi iki avrupa devinin başına aşırı sağ partilerin gelmesi bunun kanıtıdır.
ayrıca son yıllarda pek çok avrupa ülkesinde türkleri köşeye sıkıştırma aracı olan ermeni yalanı siyasi olarak kabul görmüştür. hatta fransa ve isviçre soykırımı inkar edenleri suçlu sayacak yasa dahi çıkartmışlardır. genel olarak toplumda bir anlayış vardır "avrupa birliği demokrasidir" diye. avrupa birliği demokrattır ancak sadece kendine demokrattır. dşıarıya karşı sömürgecidir.
başımızdakilerin çağdaşlaşma denilen olayın batıyla sınırlı kaldığını düşünmesi üzerine inatla girmeye çalıştığımız birlik. bunu öyle benimsemişiz ki bu yolda yapılan her şeyin mübah olması, hatta ulusal egemenlikten taviz verilmesi bile normal karşılanıyor.
sanki avrupa birliğine girdiğimizde her şey düzelecek, birden bire italya'daki, fransa'daki insanlarla aynı refah düzeyini paylaşacağız. ama düşünme yetisini kullanan herkesin gördüğü bir gerçek var ki; avrupa birliği bizden istediğini zaten 'avrupa kriterleri' adı altında alıyor. fakat ne yazık ki medya ve devlet büyükleri bunları görmezden geliyor.
tekrar düşündüğümüzde bu adamlar bizden zaten istediklerini bizi içlerine almadan da yaptırabiliyorlarsa milyonlarca işsiz nüfusu, ekonomisi vasat denilecek düzeyde olan bir ülkeyi neden kabul etsinler.
sonuç olarak avrupa birliği ne hemencecik sorunlarımızı çözecek, ne de çağdaş uygarlık seviyesine hemen ulaştıracak.
büyük önder atatürk'ün de dediği gibi:
batılılaşma değil çağdaşlaşma...